YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4571
KARAR NO : 2009/169
KARAR TARİHİ : 20.01.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, icra takibine konu edilen bonoların şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı için şirketin borçtan sorumlu tutulamayacağı iddiasına dayanan menfi tespit davasıdır.
Davalı … vekili, davanın husumetten reddi gerektiğini, borcun müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin vekaleten yapılan işlemde bu hakkını kötüye kullanma durumunun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı alacaklı … vekili, bonoları davacı şirket kaşesi üzerine imzalayan …’nun tanzim tarihi itibariyle şirket ortağı olduğunu, ödemenin bir kısmının şirket kasasından davacı şirket temsilcisi … … tarafından yapıldığını, haczedilen şirket aracının halen … tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece şirket kaşesi üzerine bonoları imzalayan …’nun halen pay sahibi ortaklardan olduğu, ortaklar arasında akrabalık ilişkisinin bulunduğu, davalı … vekilinin müvekkilinin senet keşide etme yetkisinin olduğu hususunu savunduğunu, dosyadaki vekaletnameden de davalı …’nun kambiyo senedi imza yetkisinin olduğunun anlaşıldığı, hal böyle olunca senedi imzalayan … imzasının şirketi de borçtan sorumlu kılacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı … dava konusu bonolarda borçlu sıfatını haizdir. Davacı vekili de anılan davalı hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddedilmesini 29/11/2007 tarihli oturumdaki beyanı ile talep etmiştir. Menfi tespit davalarının borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılması gerekir. Somut olayda davacı ve davalılardan … her ikisi de bononun borçlusu durumunda olduğundan mahkemece … hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca davacının bu davalı bakımından maktu vekalet ücreti ile sorumlu tutulması gerekirken belirtilen yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.