YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1334
KARAR NO : 2009/1971
KARAR TARİHİ : 19.03.2009
Mahkemesi :Şişli 4.İcra Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava usulüne uygun düzenlenmemiş ödeme emrine dayalı olarak konulan haczin geçersizliği iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır.
Verilen önceki hükmün Dairemizce bozulması üzerine İcra Mahkemesince dosyada biri takip talebine uygun olarak her iki borçlunun adını içeren diğeri de sadece borçlu şirketin unvanı ile düzenlenmiş iki ayrı tarihsiz ödeme emri olduğu, borçlu …’a yeniden ödeme emri çıkartılması yolundaki davalı talebi üzerine gönderilen ödeme emrinin, borçludaki örneği adı geçen tarafından itiraz konusu edilmedikçe takip talebine uygun olduğunun kabulü gerektiği ve bu nedenle haczin usulüne uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ödeme emri, takip talebine uygun olarak düzenlenmelidir. Aksi durumda kural olarak bu aykırılığın borçlu tarafından şikâyet yoluyla ileri sürülmesi gerekir; üçüncü kişilerin bu tür iddiaları ileri sürmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Ne var ki, sıra cetveline itiraz davaları borçlunun başka alacaklılarının takiplerindeki usule aykırılıkların davacı alacaklının haklarını etkilediği hallerde açılabilen davalardan olduklarından, bu itirazın ancak borçlu tarafından yapılması gerektiği yönündeki gerekçede isabet yoktur.
Somut olayda her ikisi de tarihsiz olan iki ödeme emrinden birincisi bedeli paylaşıma konu aracın maliki konumundaki borçluya 24.04.2006 günü tebliğ edilmiş ve araç üzerine bu dosyadan 10.05.2006 günü haciz konulmuş ise de, davalı alacaklı 20.07.2006 günü aynı borçluya bir kez daha ödeme emri tebliğ edilmesini istemiştir. Bu durumda ilk gönderilen ödeme emrinde borçlunun adının bulunmadığının, davalı alacaklı tarafından kabul edildiği anlaşılmaktadır. Malik borçlu bakımından icra takibinin kesinleşmesinin ve haciz isteme süresinin bu ikinci tebligattan başlatılması gerekir. Takip süreci içinde davalının sıra cetvelinde üst sıraya alınmasını sağlayan 10.05.2006 günlü haczin, henüz haciz isteme hakkı gelmeden konulmuş bir haciz olduğu kabul edilmelidir.
Açıklanan nedenle davanın kabulüne karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.