YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11656
KARAR NO : 2023/186
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
TUTUKLU
TAHLİYE TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1207 E., 2021/552 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2020/123 Esas, 2021/69 Karar sayılı kararı ile;
1-Sanık … sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddenin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 Yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2-Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddenin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 Yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2021/1207 Esas, 2021/552 Karar sayılı kararı ile Sanıklar Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
a-Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle; kanunilik ilkesine aykırı davranıldığına, delillerin hukuka aykırı elde edildiğine, ByLock içeriklerinin müvekkil adına delil oluşturmadığına, tanık beyanlarının soyut nitelikte olduğuna, SGK kayıtlarının aleyhe delil olarak kullanılamayacağına, sendika üyeliğinin örgütsel faaliyet olmayacağına, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığına, kararın gerekçesiz olduğuna ve sanığın tahliyesine ve sair sebeplere ilişkindir.
b-Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle;kanunilik ilkesine aykırı davranıldığına, delillerin hukuka aykırı elde edildiğine, ByLock içeriklerinin müvekkil adına delil oluşturmadığına, tanık beyanlarının soyut nitelikte olduğuna, SGK kayıtlarının aleyhe delil olarak kullanılamayacağına, sendika üyeliğinin örgütsel faaliyet olmayacağına, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığına ve kararın gerekçesiz olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1-Sanık …’un herhangi bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ByLock kullanıcısı olduğunun belirlendiği, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı kararında, yine 14.07.2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock’u … ID ve … ID numaraları üzerinden kullandığı, ayrıca eşi … tarafından kullanılan … ID numaralı ByLock hesabı üzerinden … ile ByLock’tan yazışma yaptığı, sanığın ByLock programı ile yaptığı yazışmalarda örgütsel konular bulunduğu, … ID’nin ByLock inceleme tutanağında … Mağazalarının kayyuma rağmen desteklenmesi gerektiğine dair 29.01.2016 tarihinde bir toplu mesajın sanık … tarafından gönderildiği, dolayısıyla sanığın ByLock programını örgüt içi gizliliği sağlamak için kullandığı, öte yandan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olduğundan bahisle hakkında KHK ile tedbir uygulanan ve kayyum atanan … Kitap Kırtasiye A.Ş. isimli şirkette uzun yıllar çalıştığı, 2006-2008 yılları arasında … Mağazası müdürü, 2008-2013 yılları arasında … Mağazası müdürü, son olarak da 2013-2016 yılları arasında … Mağazası müdürü olarak görev yaptığı, örgütün bu tür şirketlerine ancak sadakatinden şüphe duymadığı örgüt mensuplarını yönetici olarak tayin ettiğinin çeşitli soruşturmalardan bilinen bir olgu olduğu, sanığın daha önce de FETÖ terör örgütü ile irtibatlı olduğundan bahisle KHK ile kapatılan … Özel Eğitim Basın A.Ş isimli şirkette çalışmış olduğu, yine örgüte müzahir olması nedeniyle KHK ile kapatılan … Eğitim İş Sendikası’na 03.07.2015 tarihinde üye olduğu, tanık …’nun beyanlarında geçtiği üzere sanığın … Mağazası çalışanlarını örgüte müzahir Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisine abone olmaya zorunlu tuttuğu, çalışanları … Sendikası’na da zorunlu üye yaptığı, bunların yanı sıra sanık …’un FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün … ilinin para ve mali işlerini takip eden kasası olduğu belirlenen ve hakkında 9 yıl 12 ay kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan … ile yakın ilişki içinde olduğu, …’ın sanığın müdürü olduğu … mağazasına içinde para olan zarflarla geldiği, bıraktığı zarfları örgüt mensubu kişilerin gelip aldığı, dolayısıyla örgüte ait olduğu anlaşılan bu paraların sanığın çalıştığı işyerinde transfer edildiği, bu işlerin sanığın bilgisi dışında yapılmasının mümkün olmadığı, sanığın Bank … hesabında kaynağı belli olmayan hesap hareketleri, ATM ve gişeden yüklü para girişleri, çok sayıda çek tahsilatı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü şüphelileriyle para transferleri olduğu, sanık …’un ayrıca firari FETÖ şüphelileriyle irtibatlı olan ve onları gaybubet evlerine yerleştirdiği tespit edilen … isimli şahısla da irtibatlı olduğu, …’in telefonunun kişi listesinde sanık …’un kayıtlı olduğu ve sanık …’un kullandığı tespit edilen (546) (…) (..) (60) numaralı hattı ile … arasında whatsapp üzerinden birçok kez arama kaydı bulunduğu, sanığın dijital materyallerinin incelenmesinde örgüte müzahir kitapların isimlerinin yazıldığı liste bulunduğu, sanık hakkında başlatılan soruşturma kapsamında 17.10.2016 tarihinde evinde yapılan aramada hazır bulunan eşi vasıtasıyla arandığından haberdar olduğu hâlde sanığın uzun süre kaçtığı, yakalama emri üzerine çok sonra yakalanabildiğinin kabul edildiği;
2-Sanık …’un herhangi bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ByLock kullanıcısı olduğunun belirlendiği, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas 2017/3 sayılı kararında, yine 14.07.2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock’u haberleşme amacıyla kullandığının tespit edildiği, sanığa ait … ID’nin ByLock yazışma içeriklerinden, … ID numaralı ByLock kullanıcısının sanığa ait … ID’nin de dahil olduğu “Bölgeci ablalara” iletilmek üzere gönderdiği ByLock toplu mesajı ve ve tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün … il yapılanmasında ”BÜYÜK BÖLGECİ” olarak görev yaptığı, örgüte ait evlerin kira, elektrik, su, kömür gibi ihtiyaçlarıyla ilgilendiği, yine bu evlerde yaşanan maddi sıkıntılarla ilgilendiği, para temin etmeye ve çözüm üretmeye çalıştığı, örgüt üyeleri arasında koordine sağlayarak toplantı ve sohbetlere katılımlarını sağladığı ve bu toplantılar için yer temin etmeye çalıştığı, örgüt içerisinde himmet adı altında toplanan paralar ile ilgili sanığa bilgi verildiği ve yapılan harcamalar ile ilgili sanıktan onay istendiği, örgüte ait yayınlara abonelik için diğer örgüt üyelerine hedefler koyduğu, örgüt için kiralanacak evler ile ilgili bilgi verildiği ve bu konuda kendisine danışılan kişi olduğu, örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı, bayanlara dini sohbetler verdiği, tanık …’a ByLock uygulamasını yüklediğinin kabul edildiği,
Sanıkların bu şekilde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurdukları ve üzerlerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işledikleri kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile verilen hükümlerde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde,
c. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanık …’un, … ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı, tanık beyanları ve ByLock mesaj içeriklerine göre Büyük Bölgeci olarak örgütün … il yapılanmasında görev aldığı, örgüte ait öğrenci evlerinin maddi ihtiyaçlarının temini ile ilgilendiği, ev hanımlarına sohbet adı altında toplantılara yaparak para topladığının anlaşılması karşısında, mahkemenin sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik olmadığı, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler de yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
d. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanık …’un örgüte müzahir olması nedeniyle kapatılan sendika üyesi olan ve kayyum atanan şirkette 2006-2016 yılları arasında çalışma kaydı bulunan, … ve … ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığının anlaşılması karşısında mahkemenin sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik olmadığı,yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler de yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A- Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (c) bendinde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2021/1207 Esas, 2021/552 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B- Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (d) bendinde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2021/1207 Esas, 2021/552 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.