YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13600
KARAR NO : 2023/542
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1785 E., 2022/1451 K.
DAVA TARİHİ : 20.03.2017
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/164 E., 2022/249 K.
Taraflar arasındaki sigortalılık başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının … ’ya ait … isimli işyerinde asgari ücretli olarak 15.02.1988 tarihinde işe başladığını, 30.11.1990 tarihine kadar çalıştığını, bu çalışmasının Kuruma bildirildiğini, fakat işe giriş bildirgesi verildikten sonra herhangi bir işlem yapılmadığını, davacının 21.01.2015 tarih ve 1097484 sayılı dilekçe ile yaptığı başvuruya karşı kurum tarafından verilen cevabi yazıda, kayıtlara ulaşılamadığından bahisle talebin yerine getirilmediğinin belirtildiğini, kurum tarafından işe giriş bildirgesi verildiği halde işverenden prim tahsili yoluna gidilmemiş olmasının davacıdan kaynaklanan bir husus olmadığını, kurumun kendi kusuru nedeniyle davacının mağdur edilemeyeceğini belirterek, davacının 169656.06 sigorta sicil numaralı işyerinde 15.02.1988 tarihinde bir gün süre ile SSK kapsamında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurumun feri müdahil olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iyiniyetli olmadığını belirterek açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “tüm tanık ifadeleri ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının aktif olarak babasına ait işyerinde çalıştığı anlaşıldığından davacının, sigorta başlangıç tarihinin 15.02.1988 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile; davacının, sigorta başlangıç tarihinin 15.02.1988 tarihinin olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, hak düşürücü süre, husumet, derdestlik, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, davanın reddi gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; husumet itirazında bulunduklarını, Kurumun yasa gereğince ihbar olunan olması gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının 32 yıl boyunca hakkını aramamasının hukuken himaye edilemeyeceğini, işe giriş bildirgesinin tek başına yeterli olmadığını, çalışma olgusunun varlığının da zorunlu olduğunu, Kuruma bildirilmeyen belgelerden dolayı Kurumun sorumlu tutulamayacağını beyanla ve resen nazara alınacak diğer nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.02.1988 olarak tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 108 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle ilk işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına intikal etmiş olması, sigortalı sicil numarasının kullanılmaya devam edilmesi ve 1988 yılı … serilerinden olması, işyerinin bu tarihte kanun kapsamında olması, yaş engelinin olmadığı ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…