YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5934
KARAR NO : 2009/6232
KARAR TARİHİ : 25.06.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalılar vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl dava icra takibinden önce açılan menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili, bankadan gelen yazı ile davalının elinde çek olduğunu öğrendiğini, davalıya böyle bir çek verilmediği gibi çek verilmesini gerektirecek borç ilişkisi de bulunmadığını, çekte 15.09.2004 keşide tarihi gözüktüğü oysa çekin 11-12 yıl öncesine ait olup, çek karnesini veren … Bankasının da ortadan kalktığını müvekkilinin 10 yıldır ticaretle uğraşmadığını, çekteki yazıların müvekkiline ait olmadığını herhangi bir şekilde çeki ele geçiren davalının imzalı boş çeki bankaya ibraz ettiğini belirterek çekle borçlu olmadığının tespitini ve tedbir kararı verilerek çekin icraya konulmasının önlenmesini talep ve dava etmiştir.
30.12.2004 tarihinde davalı … tarafından çeke dayalı icra takibi yapılmış, … İcra Hakimliği takibin dayanağı belgenin çek vasfını taşımadığı, bu belgeye dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılamayacağı gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davalı … vekili 21.11.2006 tarihli dilekçesinde, davacının çekteki imzayı inkar etmediğini icra mahkemesinin takibi iptal etmesinin sonuca etkisi bulunmadığını müvekkili …’ın … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde 26.12.2005 tarihinde çeke dayalı alacak davası açtığını, bu nedenle iki davanın birleştirilmesini istemiştir.
Birleşen dava dosyasında 08.11.2005 tarihli temlikname ile 15.09.2004 tarihli çekten … 500.000.000.000.TL’lık alacağın %50’sinin …’a temlik edildiğine ilişkin belge olup, birleşen davanın … ve … tarafından açıldığı görülmüştür.
Keşideci vekili, birleşen davacıya karşı verdiği cevap dilekçesinde davacının alacak davasını sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırdığını oysa sebepsiz zenginleşme davasını ciro yolu ile hamil olan kişinin açabileceği dava konusu çekin ciro görmediğini, davalı ile olan … ilişkinin de davacı tarafından açıklanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 15.09.2004 tarihli çekin dava tarihi itibariyle zamanaşımana uğradığını, çek vasfını kaybettiğini, davacı keşidecinin menfi tespit davasında ispat külfetini üstlendiğini, davacının iddiasını kanıtlayamadığı bu nedenle menfi tespit davasının reddine, birleşen alacak davasının kabulüne, alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
… İcra Mahkemesinin 22.03.2005 tarihli kararı ile dayanak belgenin çek vasfını taşımadığı kesinleşmiş olup, alacak davasının açıldığı 26.12.2005 tarihi itibariyle çekin zamanaşımına uğradığı mahkemenin de kabulündedir.
Çekin zamanaşımına uğraması halinde kambiyo hukukundan … haklar yitirilir. Böyle bir durumda arada … ilişki varsa zamanaşımına uğrayan çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacağın varlığı her türlü delille kanıtlanabilir.Arada … ilişki bulunmaması halinde ise TTK.nun 644.maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak talepte bulunabilinir.
Somut olayda ise keşideci ile lehdar arasında … ilişki bulunduğundan TTK.nun 644.maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır. … ilişkide ispat külfeti alacak iddiasında bulunan lehdardadır.
Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden hükmün asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı … Temiz lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün asıl davanın davacısı birleşen davalının davalısı … yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı birleşen davanın davacıları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-birleşen davanın davalısı … yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davalı-karşı davacıdan alınarak, davacı-davalı …’e ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.