YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3606
KARAR NO : 2006/4404
KARAR TARİHİ : 29.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı asıllar ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-Bozma kararı uyarınca İl Tarım Müdürlüğünden getirtilen veri cetvelinde kuru fasulyenin ortalama verimi 175 kg./dekar ve samanının ortalama verimi 150 kg./dekar olmasına karşın bilirkişi kurullarınca düzenlenen ek raporlarda sözü edilen ortalama verilerin esas alınması gerekirken kuru fasulyenin ve samanının veriminin 180 kg./dekar ayrıca kuru fasulyenin ortalama üretim gideri, veri cetvelinde 157,37 YTL./dekar iken raporlarda 139,37 YTL./dekar ve kuru fasulye samanının ortalama satış fiyatı 150.000 TL./kg. iken raporlarda 200.000 TL./kg. üzerinden hesaplama yapılması ve bunun sonucu olarak fazla bedele hükmedilmesi,
2-Dava konusu 739 parsel sayılı taşınmazın tamamı 3400 m2 olduğu tapu kaydı içeriğinden; bunun 2409,21 m2’sinin kamulaştırıldığı, kamulaştırma evrakı ve özellikle kamulaştırma kararına ekli kamulaştırma krokisi ve tablosundan açıkça anlaşılmaktadır.
Mahkemenin bozmadan önceki ilk kararına dayanak yapılan bilirkişi kurullarınca düzenlenen raporlarda da kamulaştırılan alanın kamulaştırma evrakına uygun olarak 2409,21 m2 üzerinden hesaplama yapılıp bu miktarın tesciline ve bedelinin tespiti ile taşınmaz mal sahibine ödenmesine hükmedildiği halde; bozmadan sonra davacı idarenin istemi
üzerine fen bilirkişisi ek raporunda kamulaştırılan alanın kamulaştırma evrakındaki gibi 2409,21 m2 değil 2600,07 m2 olduğunun belirtildiği, diğer bilirkişilerce düzenlenen ek raporlarda da 2600,07 m2 üzerinden değerlendirme yapılıp sonuçta mahkamece bu miktarın tesciline ve bedelinin taşınmaz mal sahibine ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kamulaştırılan alanın 2409,21 m2 değil de 2600,07 m2 ve arta kalan alanın rapordaki gibi 964,30 m2 olması halinde taşınmazın toplam yüzölçümü 3564,37 m2 ye ulaşmaktadır ki, bu miktar taşınmazın tapudaki 3400 m2 olan yüzölçümünü aşmaktadır. Kaldı ki yukarıda belirtildiği üzere idarece yapılan kamulaştırmada 2409,21 m2 sinin kamulaştırıldığı gerek kamulaştırma krokisi ve altındaki tablodan gerekse taşınmaz malikine sunulan satın alma tutanağı içeriğinden anlaşılmakta olup bu belgelere dayanılarak idarece eldeki dava açılmış bulunmaktadır. Mahkemece yukarıda değinilen hususlar gözönünde tutulmadan taşınmazın 2600,07 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile hazine adına tesciline ve bu miktar üzerinden tespit edilen bedelin davalılara ödenmesine hükmedilmiş olması,
3-Kabule göre de;
Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalılar adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça varsa bankadan çekilmesine kadar işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece salt fazla paranın ödenmesine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.