YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12457
KARAR NO : 2023/1268
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshine yönelik şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ile şikayetçi borçluların ayrı ayrı ihale bedelinin %10’u olan 44.000,00 TL para cezasıyla cezalandırılmalarına hükmedilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlular icra mahkemesine başvurularında:
1- Kıymet takdir raporunun tebliğ edilmediğini, 3 taşınmazın birlikte kıymet takdirinin yapıldığını, ayrı ayrı yapılması halinde hem kıymetlerinin ayrı ayrı belirleneceğini hem de daha fazla alıcının ihaleye girme ihtimali olacağını, fiili ekonomik bütünlük bulunmaması nedeniyle taşınmazların ayrı ayrı ihale edilmesi gerektiğini,
2- Dubleks mesken niteliğindeki taşınmazın değerinin emsallerine göre belirlenmesi durumunda daha fazla olduğunun anlaşılacağını, değerinin çok altında satıldığını,
3- Gazete ilanı yapılmış ise de ilanın bir kez yayınlanmasının katılımı olumsuz etkilediğini,
4- Kıymet taktiri ile satış arasında uzun bir süre olduğunu, değişen ekonomik koşullar ve enflasyon oranı dikkate alındığında bu rapora göre satış yapılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek; … İli, … İlçesi, … Mah, 1922 ada, 29 parsel, 7 nolu bağımsız bölüme ilişkin 08.04.2021 tarihli ihalenin feshine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Alacaklı, borçluların kıymet takdir raporuna itirazının reddine karar verildiğini, taşınmazın tespit edilen değeri üzerinden satıldığını, tebligatların ve ilanların usulüne uygun olarak yapıldığını ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Borçlulardan … tarafından kıymet takdirine itiraz üzerine yapılan keşifte değerin daha düşük hesaplanması nedeniyle itirazın reddi yönünde hüküm kurulduğu, satış kararına uygun olarak ilan işlemlerinin yerine getirildiği, diğer ilgililere yapılan tebligatın usulsüz olduğunun şikayetçi borçlular tarafından ileri sürülemeyeceği, re’sen de ihalenin feshini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddi ile şikayetçi borçluların ayrı ayrı ihale bedelinin %10’u olan 44.000,00 TL para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Borçlular;
1- Kıymet takdirine yönelik itirazın ihalenin feshi davasında inceleme konusu yapılmadan hüküm tesis edildiğini, … 7. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/733 Esas nolu dosyasında kıymet takdirine itiraz edildiğini, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini,
2- Satış ilanının borçluya ve dosyada ilgili olarak bulunan kişilere usulsüz olarak tebliğ edildiğini,
3- Taşınmazın kıymet takdir tarihi (16.05.2019) ile satış günü (08.04.2021) arasında uzun bir süre mevcut olup tanzim edilen raporda bedele göre satış yapılması usul ve hakkaniyete aykırı olduğunu, emsallerine ve bölgenin özelliklerine göre değer takdiri yapılması gerektiğini,
4- 100. madde bilgilerinin usulüne uygun toplanmadığını, taliplerin dosyadan ve ihaleden haberi olmadığını,
5- Açık artırma tutanağı ve pey sürme listesinde ilgili icra müdürlüğünün kaşesi ve mührünün bulunmadığını,
6- Fiili ekonomik bütünlük bulunmaması nedeniyle taşınmazların ayrı ayrı ihale edilmesi gerektiğini,
7- Kıymet taktir raporunda ihale konusu taşınmaza ilişkin esaslı özellikleri konusunda eksiklikler bulunduğunu, satış ilanında ihaleye olan katılımı etkileyecek oranda hatalar mevcut bulunduğu,
8- İhaleye fesat karıştırılmış olmasının ileri sürülmesi halinde dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve ihalenin feshine karar verilmesini talep etmişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Satış ilanı borçlular vekiline 08.02.2021 tarihinde tebliğ edildiğinden en geç bu tarihten itibaren 7 günlük yasal süre içeresinde satışa hazırlık işlemlerine yönelik şikayette bulunulmadığından, sonradan bu hususların ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülemeyeceği, satış kararına uygun olarak satışın mahalli gezatede ilan edildiği, birden fazla kez ilan edilmesinin gerekmediği, HMK’nın 357. maddesi uyarınca, istinaf dilekçesinde ileri sürülen satış ilanının dosyada ilgili olarak bulunan kişilere ve kendilerine usulsüz olarak tebliğ edildiği, dosyada 100. madde malumatlarının usulüne uygun toplanmadığı, açık artırma tutanağı ve pey sürme listesinde ilgili icra müdürlüğünün kaşesi ve mührünün bulunmadığı hususları ilk derece mahkemesinde ileri sürülmediğinden istinaf incelemesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, re’sen yapılan incelemede de kamu düzenine aykırılık bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlular;
1- Kıymet takdir raporunun tebliğ edilmediğini, 3 taşınmazın birlikte kıymet takdirinin yapıldığını, ayrı ayrı yapılması halinde hem kıymetlerinin ayrı ayrı belirleneceğini hem de daha fazla alıcının ihaleye girme ihtimali olacağını, fiili ekonomik bütünlük bulunmaması nedeniyle taşınmazların ayrı ayrı ihale edilmesi gerektiğini,
2-Kıymet takdirine yönelik itirazın ihalenin feshi davasında inceleme konusu yapılmadan hüküm tesis edildiğini, … 7. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/733 Esas nolu dosyasında kıymet takdirine itiraz edildiğini, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini,
3-Dubleks mesken niteliğindeki taşınmazın değerinin emsallerine göre belirlenmesi durumunda daha fazla olduğunun anlaşılacağını, değerinin çok altında satıldığını,
4-Taşınmazın kıymet takdiri tarihi ile satış günü arasında uzunca bir süre olduğundan bu rapora göre satış yapılmasının usul ve hakkaniyete aykırı olduğunu, değişen ekonomik koşullar ve enflasyon oranı dikkate alındığında bu rapora göre satış yapılmasının mümkün olmadığını,
5-Kıymet takdir raporunda taşınmazın esaslı özelliklerine ilişkin eksiklikler olduğunu, bu durumun katılımı azalttığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 134. maddesi.
3. Değerlendirme
1- İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibin ve paraya çevirme işleminin yalnızca bir taşınmaza ilişkin olduğunun, şikayetçi borçlulardan …’in kıymet takdir raporuna itirazının … 7. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 29.09.2020 tarih, 2019/733 Esas ve 2020/361 Karar sayılı dosyasında esastan incelenerek sonuçlandırıldığının ve ihalenin feshi aşamasında taşınmazın değerinin düşük belirlendiği dışında yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektirir bir neden ileri sürülmediğinin anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçi borçluların ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Şikayetçi borçlular aleyhine takdir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usul ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1.Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2.Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3.İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen şikayetçinin ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkemece para cezasına hükmedilecekse, oranının, şikayetçinin ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlenmesi gerekir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hem de temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen geçici 18/4. maddesi;
“134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.” hükmünü amirdir.
Bu yasal düzenlemeler dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi borçlular aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi borçlular aleyhine ayrı ayrı ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda şikayetin ihale sürecini uzatmaya matuf olduğu değerlendirilmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı, ayrıca şikayetçi borçlular aleyhine “tek” para cezasına hükmedilmesinin gerektiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası hakkında düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Borçluların diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “ayrı ayrı ihale bedelinin %10’u olan 44.000 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “ihale bedelinin % 5’i oranında” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen geçici 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.