YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18091
KARAR NO : 2023/1044
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2013/209 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraate,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği, dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olup kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık müdafinin temyiz isteği, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olup eksik araştırma ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suça konu çeki sahte olarak düzenleyip katılana ciro etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılamada, sanığın; suça konu çeki önceden doğan borç karşılığı katılana verdiği gerekçesiyle dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından bu suçtan beraatine ve suça konu çeki keşideci sıfatıyla sahte imza ile keşide edip ciro yoluyla katılana vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kanaatiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
3. Sanık, suça konu çekin aralarında ticari ilişki bulunan tanık M.D. tarafından kendisine teminat olarak verildiğini, katılanın da çeke ihtiyacı olduğu için tanık M.D.’yi telefonla arayarak bilgisi dahilinde suça konu çeki doldurup imzalayarak katılana hatır çeki olarak verdiğini, çeki katılana verirken yanında tanık M.D’nin abisi tanık Z.D’nin de bulunduğunu savunmuştur.
4. Tanık M.D ve Z.D sanığın savunmalarını doğrulamamış, tanık M.D. çeki sanığa boş ve teminat olarak verdiğini, çek üzerindeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, çekin üzerinin yazılacağını bilseydi çeki vermeyeceğini belirtmiş; tanık Z.D. de katılanı tanımadığını, sanığın bahsettiği şekilde çek verme olayının olmadığını ifade etmiştir.
5. Katılan, sanığın kendisinden daha önceden borç para aldığını, borcunun ödemesi gecikince suça konu çeki cirolayarak verdiğini, zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
6. Ekspertiz raporlarında; suça konu çekteki keşideci imzasının keşideci olarak görünen tanık M.D’nin eli ürünü olmadığı, kuvvetle muhtemel sanığın eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılan vekilinin beraat kararına ilişkin temyiz isteği yönünden; dosya kapsamında toplanan delillerden suça konu çekin önceden doğan borç karşılığı verildiğinin anlaşılması nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunda kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanık müdafiinin mahkûmiyet kararına ilişkin temyiz isteği yönünden; dosya kapsamında toplanan delillerden sanığın, suça konu çeki keşideci sıfatıyla sahte imza ile keşide edip ciro yoluyla katılana vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunda kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2013/209 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.