Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/491 E. 2023/971 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/491
KARAR NO : 2023/971
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/50 E., 2022/156 K.
1- … 2- … 3- … vekilleri Avukat …
4- … 5-… 6-…
7- … vekili Avukat …
8- … 9- …
DAVA TARİHİ : 19.09.2012
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum ve davalılar …, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili özetle; davalı avukatın yanında 25.09.1984 tarihinde fiilen işe başladığını, askerliğe gidiş tarihi olan 03.03.1986 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, askerlik görevinin 30.08.1987 tarihinde bittiğini, akabinde tekrar aynı iş yerinde 01.01.1988 tarihinde çalışmaya devam ettiğini, davalı işverenin, askerlik hizmeti dışında kesintisiz olarak çalışmış olmasına rağmen sigortaya giriş tarihini 01.08.2001 olarak yaptığını ve primlerini bu tarihten itibaren ödemeye başladığını belirterek, eksik bildirilen hizmet sürelerin tespiti talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili; davacının dava dilekçesinde iddia ettiği gibi müvekkili davalıya ait iş yerinde 25.09.1984 tarihinde işe başladığı iddiasının gerçek olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı Kurum vekili özetle; 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin 8 inci fıkrası gereğince yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen ve çalıştıkları kurumca tespit edilemeyen hizmetlerden kurumun sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; davanın kısmen kabulü ile, 1- davacının 25.09.1984-01.03.1986 ve 01.01.1988-01.08.2001 tarihleri arasında … adına kayıtlı işyerinde çalıştığının tespitine, diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, 2- Davacının dahili davalı … ünvanlı işyerinde 20.12.1989-31.12.1989 tarihleri arasındaki 10 günlük çalışması ile dahili davalı … ünvanlı işyerindeki 1995/2. dönemdeki 6 günlük çalışmasının fiili çalışmaya dayalı olmadığından iptaline, dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davalılar …, … ve … vekilleri ile davalılar … ve davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Davacı, davalı …’e ait avukatlık bürosunda 25.09.1984-03.03.1986 tarihleri arasında ve askerlik hizmetinin sonrasında 01.01.1988-01.08.2001 tarihleri arasında kesintisiz çalışmalarının tespitini talep etmiş, mahkemece bozma kararından sonra yapılan yargılamada, davacının davalı …’e ait iş yerinde 25.09.1984 – 01.03.1986 ve 01.01.1988-01.08.2001 tarihleri arasında asgari ücret ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine bu tarihlerin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine ayrıca dahili davalılardan … ünvanlı iş yerinde görünen 20.12.1989-31.12.1989 tarihleri arasındaki 10 günlük çalışması ile dahili davalı … ünvanlı işyerinde görünen 1995/2. dönemdeki 6 günlük çalışmasının fiili çalışmaya dayalı olmadığından iptaline karar verilmiştir. Buna göre eldeki dava dosyası tanık ifadeleri ve ilgili kayıtlarla birlikte incelendiğinde, davacının davalı işyerinde, davalı adına ilk tebligatı teslim aldığı tarih olan 05.04.1985 tarihi öncesi için kabule yönelik kurulan hüküm isabetsizdir. Bunun yanında davalılardan …’in mirası yasal süresinde reddetmesi sebebiyle, mirası reddeden davalı …’in çocukları olan davalılar …,…’ya da işveren …’in 2 nci dereceden mirasçıları olması nedeniyle, husumet yöneltilemeyeceğinden, haklarındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir, gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; 1. Davacının 05.04.1985 – 01.03.1986 ve 01.01.1988 – 01.08.2001 tarihleri arasında … adına kayıtlı işyerinde çalıştığının tespitine, diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, 2. Davacının dahili davalı … ünvanlı işyerinde 20.12.1989-31.12.1989 tarihleri arasındaki 10 günlük çalışması ile dahili davalı

… ünvanlı işyerindeki 1995/2 nci dönemdeki 6 günlük çalışmasının fiili çalışmaya dayalı olmadığından iptaline, 3.Arda ve … hakkında açılan davanın (2.derece mirasçıları olmaları nedeni ile) reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davalılar …, … ve … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar …, … ve … vekili dilekçesinde özetle; Davacının, davalı … yanındaki çalışmaları yasal süresi içerisinde ve çalıştığı süreler kadar SGK’ya bildirildiğini, davacının bu tarihler dışında hiçbir çalışması bulunmadığını belirterek, kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı işveren yanında çalıştığının kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;

Davalı Kurum ve davalılar …, … ve … vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.