Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7725 E. 2023/757 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7725
KARAR NO : 2023/757
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 143, 31/3 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle 2015/830 iddianame numaralı, 21.05.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açılmış, … Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2015/406 Esas, 2016/516 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 31/3, 168/1, 62 maddeleri gereğince suça sürüklenen çocuğun 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteğinin suça sürüklenen çocuğun eylem sırasında alkollü olması nedeniyle suç kastının bulunmadığına, kurulan hükümde lehe maddelerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde gündüz vakti, şikayetçinin işlettiği çay ocağının bulunduğu sokak üzerinde bulunan, anahtarı üzerinde bulunmayan motosikleti iterek götürdüğü, motosikleti hakimiyet alanına geçirdikten birkaç saat sonra, olaya ilişkin CD görüntülerini izleyen kollukça motosikletle birlikte yakalandığı, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki ikrarları, şikayetçinin beyanları, tüm dosya içeriğiyle eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olduğu tespit edilerek hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk atılı suçlamayı aşamalarda ikrar etmiş, adli sicil kayıtları dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A) Dosyadaki adli sicil kaydı incelendiğinde suça sürüklenen çocuğun inceleme konusu olan suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamede “5237 sayılı Kanun’un 50/1 maddesinden uygulama yapılması gerektiğine” ilişkin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
B) Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçlardan mahkûm olduğu anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanmadığı; suça sürüklenen çocuk hakkında daha önce hapis cezasına hükmedilmiş olması, suça sürüklenen çocuğun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesinden uygulama yapılmadığı; yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile adli sicil kaydından anlaşıldığı üzere suç işleme konusundaki eğilimleri dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşmadığından suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği; suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinden uygulama yapıldığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemi yönünden bu sebeplerle hukuka aykırılık görülmemiştir.
C) CD görüntülerinin incelenmesi sonucu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun yakalanması için yapılan araştırma kapsamında, eylemden birkaç saat sonra suça sürüklenen çocuğun suça konu motosikleti iterek götürürken kolluğa yakalandığı, kollukça yapılan tespit üzerine motosikletin şikayetçiye iade edildiği anlaşılmakla, kurulan hükümde koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesinden uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
D) Gerekçeli karar başlığında “Çocuk mahkemesi sıfatıyla’’ yargılama yapıldığının yazılmaması mahallinde giderilebilir eksiklik; suç tarihinin 12.05.2015 yerine 13.05.2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
E) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2015/406 Esas, 2016/516 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafinin ileri sürdüğü temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.