YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/463
KARAR NO : 2023/1651
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, kararın re’sen kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kira sözleşmesinin 9. ve 10. maddelerinde açıkça yeni dönemde uzama/ yenileme halinde artış yapılarak yıllık peşin ödeneceğinin kabul edildiği, kira borçlarının ödenmediği, kötü niyetli itiraz edildiği iddiası ile itirazın iptali ile tahliye talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak belge olarak taraflarca hazırlanmış kira sözleşmesinin bulunduğu, sözleşmenin 01.05.2020 ile 30.10.2020 tarihleri arasında geçerli olacağının düzenlendiği, sözleşmenin 9. ve 10. maddelerinde kira bedellerinin 15.08.2020, 15.09.2020 ve 15.10.2020 tarihlerinde ödeneceği, sözleşmede belirlenen sürenin sonunda sözleşmenin yıllık olarak yenilenerek kira bedelinin peşin olarak ödeneceği hususlarının belirlenmiş olduğu, yenilenen dönemde kira bedelinin hangi vadede ödeneceğinin düzenlenmemiş olduğunun anlaşıldığı, peşin ödeme kavramı tek seferde ve bütün olarak ödeme anlamına gelmekte olup kiranın ödeneceği vadeyi göstermediği, sözleşmenin ilk uygulandığı 6 aylık döneme ait kira ödeme sürelerini gösterir vadelerin yıllık olarak yenilenen döneme uyarlanmasının da mümkün görülmediği, kira bedellerinin hangi vadede ödeneceğine ilişkin belirsizlik olduğu, bu durumda yenilenen kira döneminin sonuna kadar kira bedelinin peşin olarak ödenmediği durumda davalının temerrüde düşürülmesi mümkün olacağından henüz muaccel olmayan kira alacağına ilişkin takip yapılmasının haklı görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekilince; sözleşmenin yenilenmesi halinde kira parasının yıllık peşin ödeneceğinin açıkça kararlaştırıldığını, sözleşmenin yenilendiği tarih olan 01.11.2020 tarihinde (yeni kira döneminin başlangıcında) yıllık kiranın ödenmesi gerektiğini, takipte talep edilen yıllık kira alacağının muaccel olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında düzenlenen ve kiracı tarafından da inkar edilmeyen 01.05.2020 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin takip tarihi itibariyle sona erdiği ve taraflarca kira bedeli hususunda yeni bir anlaşma yapılmadığının tartışmasız olduğu, sona eren kira sözleşmesinin 8. maddesi dikkate alındığında, tarafların kira bedeli hususunda yeni bir anlaşma yapmaları halinde sözleşme 1 yıl uzayacak olup, böyle bir anlaşma yapıldığının ispat edilmediği, dolayısıyla artık aylık 20.000 TL kira bedelinin geçerli olup olmadığının tartışmalı olduğu, kiracı takibe itirazında kira ilişkisini inkar etmemiş ancak takipte istenen kira bedelini kabul etmediğinden, takip talebinde belirtilen kira miktarının da kesinleşmediği, öte yandan, takipte dayanılan kira sözleşmesinde uzayan dönemde kira bedelinin ne şekilde olacağının kararlaştırılmadığı, takibin taraflar arasında düzenlenen altı aylık kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra başlatıldığı ve davacı kiralayan tarafından kira bedeli konusunda yeni bir anlaşmaya varıldığının ispat edilemediği, artık taraflar arasındaki kira bedelinin ne kadar olduğu ve ne zaman muaccel olacağının yargılamayı gerektirdiği, mahkemece bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken farklı gerekçeyle reddinin isabetsiz olduğu, ayrıca kira parasının Türk Borçlar Kanunu’nun 299. maddesinde yer alan, kira akdinin esaslı unsurlarından olduğu, kira parasına ilişkin olarak tarafların ihtilafa düşmeleri halinde sözleşmede doğan bu boşluğun 18.11.1964 tarih 2/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca hakim tarafından doldurulacağı, Borçlar Kanunu’na tabi olan yerlerde ise, akit kural olarak sözleşmede öngörülen süre hitamında sona erer ve mecurun kira parası hakkında taraflar arasında anlaşmazlık bulunması durumunda kira akdinin asli unsurlarından olan kira bedeli konusundaki uyuşmazlık nedeniyle artık devam eden bir kira sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı re’sen kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, kira sözleşmesi 8, 9 ve 10. maddelerinde sözleşmenin yenilenmesi halinde yıllık kira bedelinin peşin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, yenilenen kira döneminin 01.11.2020 – 30.10.2021 tarihleri arası olduğu, peşin ödeme tarihinin ise kiranın başlangıç tarihi olduğu, taraflar arasında kira sözleşmesine ilişkin ihtilaf bulunmadığı iddiaları ile kararın kaldırılması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Adi Kira ve Hasılat Kiralarına Ait Takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 269 ve devamı maddeleri, Türk Borçlar Kanunu 347/1 vd.
3.Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.