Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6155 E. 2009/6626 K. 02.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6155
KARAR NO : 2009/6626
KARAR TARİHİ : 02.07.2009

Davacı … vek. Av. … ile davalı 1-Berç San vek. Av. … 2-… vek. Av. … arasında görülen dava hakkında Kadıköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23/12/2008 gün ve 2008/182-2008/289 sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 16/04/2009 gün ve 1209-3207 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, davacı …’in keşideci, davalı …’un lehtarı bulunduğu, diğer davalı … San’a ciro edilen 12.11.2001 tanzim, 12.11.2003 vadeli 500.000 Dolarlık bono ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan … arasında 2001 yılında gayrimenkul alım satım işlemi gerçekleştiğini, bedelin ödenip işlemin tamamlandığını, bundan başka davalı ile aralarında hukuki ilişki bulunmadığını, aradan 5 yıl geçtikten sonra anılan bono ile icra takibine muhatap olduğunu, oysa gayrimenkul satışı çerçevesinde davalının müvekkiline ibraz ettiği, bonodaki imzanın müvekkili imzasının taklit edilerek atıldığını, 2001 yılı tanzim tarihini taşıyan bonoda 2002 yılında tedavüle çıkan pulun bulunduğu, bununda bononun sahte olduğunu gösterdiğini, öte yandan …’un savcılıkta verdiği ifade de bononun izaleyi şuyu davası sonucu ödenecek senet olduğunu beyan ettiğini, bonoyu ciro yolu ile alan Berç San’ın protokolü ile bononun şarta bağlı olarak düzenlendiğini bildiği, bononun bedelsiz olduğu, bu nedenle borçlu olunmadığının tespitini, takibin iptalini ve müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, bononun 24.09.2001 tarihli gayrimenkul satış protokolü çerçevesinde bakiye alacak için imzalanıp verildiği, imzanın davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … San vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, davacının icra mahkemesinde yaptığı imzaya itirazının reddedildiğini belirterek davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece imzaya itirazın icra mahkemesince incelendiği, bu nedenle yeniden imza incelemesine gerek bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 07.03.2008 gün, 2007/8454 Esas, 2008/2146 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma gerekçesine göre de davacı vekilinin öteki temyiz itirazları incelenmemiştir.
Bozmaya uyularak bilirkişiden rapor alınmış, bonodaki imzanın davacı keşideci eli ürünü olduğu anlaşıldığından ve davacının sair itirazları ise ispat olunamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine bu hüküm Dairemizin 16.04.2009 gün, 2009/1209-3207 sayılı kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, onama kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili, dava dilekçesinde imza inkarı yanında, diğer iddialara da yer vermiş, ancak mahkemece bu iddialara karar yerinde tartışılıp irdelenmeden davanın reddine karar verilmiştir. Menfi tespit davalarında imza inkarı yönünde dava dilekçesinde belirtilen iddiaların ve bedelsizlik iddiasının birlikte dava sebebi olarak ortaya konmasına yasal bir engel bulunmamaktadır.
O halde mahkemece davacının imza inkarı dışındaki iddiaları ile ilgili tüm deliller toplanıp bu deliller karar yerinde tartışılıp irdelenmeden eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması doğru olmayıp hükmün bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.04.2009 gün, 2009/1209-3207 sayılı kararının kaldırılmasına ve yerel mahkemenin 23.12.2008 gün ve 2008/182-289 sayılı kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile red karar harcının istek halinde iadesine, 02.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.