YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/227
KARAR NO : 2023/741
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında tapu iptali ve tescil ile menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin yaptırmakta olduğu 11 no.lu daireyi bedelini ödeyerek aldığını ve daireye taşındığını, kooperatife doğalgaz, elektrik, su abonelikleri dışında bir ödenti borcunun kalmadığını, kooperatifin haksız borç çıkararak iki kez müvekkilini üyelikten ihraç
1
ettiğini, açılan ihraç kararının iptali davalarının müvekkili lehine sonuçlandığını, müvekkilinin borcu bulunmamasına karşın haksız borç bildirimleri tahakkuk ettirerek tapu ferağını vermekte direnen bir tutum gösterdiğini ileri sürerek 11 no.lu dairenin kaydının müvekkili adına tescili ile aidat ve sair borçlarının bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kooperatif, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporuna göre genel kurul kararına dayanmaksızın kooperatif yönetiminin sabit fiyatla daire vermeyi taahhüt etmesinin hukuken geçerli olmadığı, davacının peşin bedelli üye olmadığı, kooperatife aidat borcu bulunduğu, protokol başlıklı belgenin genel kurul kararı neticesinde düzenlenmiş bir belge hüviyetinde olmadığını, altındaki imzaların kimin tarafından atıldığının dahi bilinemediği, bu nedenle davalı kooperatif açısından bir bağlayıcılığının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihraç kararlarının iptaline rağmen kooperatifin daireyi Nurcan Küçük isimli bir şahsa usulsüz olarak sattığını, müvekkilinin adına tescilini istediği taşınmazı için davalı kooperatif tescilden doğan yükümlülüğünü gerçekleştirmediği gibi hukuka aykırı edimleri ile müvekkilinin yükümlü olmadığı haksız borç çıkarımına girdiğini, davalı kooperatifin hesaplarının doğru tetkik edilmediğini, müvekkilinin yapmış olduğu ödeme ve sözleşme kapsamına göre usul ve yasaya aykırı raporun hükme esas alınamayacağını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekil ile temsil edilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK’nın 355/1 nci maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re’sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hiç hükmedilmemiş olması doğru bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı adına tahsis edilen bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili ile davalı kooperatife borçlu olmadığının tespit edilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
3