Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17735 E. 2023/794 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17735
KARAR NO : 2023/794
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/301 E., 2015/121 K.
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili, malen sorumlular vekili, sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2012/301 Esas, 2015/121 Karar sayılı kararı ile:
A. Sanık … hakkında, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine,
B. Sanık … hakkında,
1. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının, sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteği, dosya kapsamı itibarıyla iştirak iradesinin sabit olduğunun kabulü gerekirken hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve esas yönünden Kanun’a aykırı olduğuna,
B. Katılan şirket yetkilileri vekilinin,
1. Sanık … hakkında, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteği, beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık … hakkında,
a. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteği, verilen cezanın yeterli olmadığına ve üst sınırdan ceza verilmesi talebine,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteği, verilen cezanın yeterli olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, farklı müşterilere ilişkin olarak düzenlenen mutabakat formları yönünden ayrı ayrı ceza tayini gerektiğine,
3. Malen sorumlular … ve … hakkında, araçların sanık … tarafından gönderilen paralar ile alındığının dosya kapsamı ile sabit olduğuna, … ve …’ın olaylardan haberdar olduklarına ve araçların suçtan elde edilen parasal menfaatle alınmasının hukuki ihtilaf olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğuna,
C. Malen sorumlular … ve … vekilinin, haklarında herhangi bir hüküm verilmediği halde adlarına kayıtlı olan araçlar üzerindeki tedbirin devamına ve tedbirin kaldırılması taleplerinin reddine karar verilmesinin yasa ve usule aykırı olup tedbirin devamına ilişkin kararın bozulması talebine,
D. Sanık … müdafiinin,
1. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteği, re’sen nazara alınacak nedenlerle mahkumiyet hükmünün sanık lehine bozulması talebine,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteği, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında sanık ile irtibatı mümkün bir sahteciliğe rastlanmadığına, beraat kararı verilmesi talebine ve re’sen nazara alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Gaziantep’te faaliyet gösteren, dekorasyon ve inşaat malzemeleri satışı yapan katılan şirkette Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri pazarlama ve satış temsilcisi olarak çalışan sanık …’ın, şirket müşterilerinden makbuz karşılığında elden ya da banka havalesi ile tahsilatlar yaptığı, banka havalesi yolu ile yapılan tahsilatların bir kısmının eşi olan sanık … adına açılan hesaba yatırılmasını sağladığı, bu hesaptan da birlikte yaşadığı malen sorumlular … ve ablası … adlarına havaleler yapıldığı, … ve … adına kayıtlı iki adet aracın bu paralar ile alındığı, ayrıca sanık … tarafından sahte sipariş, hesap mutabakat formları ve senetler düzenlediği iddiası ile dava açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkeme tarafından sanık … hakkında, üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden, dosyadaki mevcut deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde diğer sanık …’ın eşi olan sanık … adına hesaplar açtırıp bu hesapları kullandığı, sanık …’ın savunmasında sanık eşinin yaptığı işlerden ve eylemlerden haberinin olmadığını söylemesi karşısında sanığın atılı suçu işleme kastıyla hareket etmediği, diğer sanık …’ın eylemlerinden de haberinin olduğuna dair delil elde edilemediği, bu konuda şüphede kalındığı, şüphenin de sanığın lehine yorumlanması gerektiği ilkesinden hareketle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine ve sanık … hakkında, üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden, katılan şirket ve şirket müşterisi firma yetkilileri ile tanık beyanları, bilirkişi raporları ve dosya kapsamı itibarıyla ayrı ayrı mahkumiyetine ilişkin hükümler kurulmuştur.
3. Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkumiyetine dair hükmün, sanığın eylemini farklı tarihlerde birden çok kez işlediğinden aynı sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince arttırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
4. Sanık …’ın savunmasının kısmi ikrara yönelik olduğu görülmüştür.
5. Sanık …’ın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan elde edilen menfaat ile alındığı iddia edilen ve malen sorumlular … ve … adlarına kayıtlı araçlar üzerine soruşturma aşamasında konulan tedbirlerin kaldırılması taleplerinin kovuşturma aşamasında reddine karar verildiği ve bu hususta esasa ilişkin bir hüküm verilmediği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Beraatine ve Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Mahkumiyetine İlişkin Hükümler Yönünden
1. Sanık … yönünden yapılan incelemede;
Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, banka hesabını eşi olan sanık …’in isteği üzerine açtırdığına, işlemlerin de sanık … tarafından yapıldığına yönelik savunmalarının dosya kapsamı ile uyumlu olması karşısında, Mahkemenin oluşa ilişkin kabulü ve uygulamasında bir isabetsizlik tespit edilmediğinden sanığın beraatine ilişkin hüküm hukuka aykırı bulunmamıştır.
2. Sanık … yönünden yapılan incelemede;
a. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararınn infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
b. Belgede sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında kanunun aynı hükmünün birden fazla kez ihlal edilmesi ve farklı tarihlerde birden fazla sahte belge düzenlenerek kullanılmış olması halinde de sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde takdir hakkının kullanılması suretiyle alt ve üst sınırlar arasında bir belirleme yapılıp aynı sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde sayılan kriterler esas alınarak, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine uygun şekilde tek bir suçtan hüküm kurulup yine aynı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması suretiyle kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
c. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan şirket yetkilileri vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Mahkumiyetine İlişkin Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümler yönünden:
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2012/301 Esas, 2015/121 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, katılan şirket yetkilileri vekili ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı, katılan şirket yetkilileri vekili ve sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2012/301 Esas, 2015/121 Karar sayılı kararına yönelik katılan şirket yetkilileri vekili, malen sorumlular vekili ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.