YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8268
KARAR NO : 2023/1574
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 Tarihli ve 2018/521 Esas, 2021/11 Karar Sayılı Kararı ile Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında;
1. Katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Katılan … ve …’a yönelik Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi gereğince Ceza Verilmesine Yer Olmadığına karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09.05.2022 Tarihli ve 2021/2425 Esas, 2022/1329 Karar Sayılı Kararı ile Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında;
1. Katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 inci maddesinin birinci fıkrası (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 inci maddesinin birinci fıkrası (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Katılan … ve …’a yönelik Tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan kurum vekilinin temyiz istemi; tehdit suçuna ilişkin beraat kararı hatalı olduğuna, teşebbüs nedeniyle uygulama yapılırken üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğinden eksik ceza tayini, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan … vekilinin temyiz istemi; tehdit suçuna ilişkin beraat kararı hatalı olduğuna ilişkindir.
3. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri; meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun çocuğa karşı nitelikli halinin uygulanması nedeniyle suç vasfının hatalı olarak belirlendiğine ve fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça süreklenen çocuk ile katılanların aynı köyde oturdukları, olay tarihinden önce suça sürüklenen çocuk ile katılanlar arasında suça sürüklenen çocuğun köyde çeşme başında katılan …’in ablası geçerken pantolonunun kemerini çıkarması ve katılan …’ın suça sürüklenen çocuk hakkında köydeki
çocuklara kötü davrandığı gerekçesiyle suça sürüklenen çocuktan uzak durmalarını tembihlemesi nedeniyle aralarının açık olduğu, olay günü saat 20:30′ da katılan … ve suça sürüklenen çocuk …’un köy içinde birlikte dışarı çıkıp yürümeye başladıkları, yanlarına katılan … ve tanık …’ın da geldiği, birlikte köy içinde yürümeye başladıkları katılan …’in suça sürüklenen çocuk …’a, çeşme başında ablasını görünce kemerini çıkarttığı hususunun doğru olup olmadığını sorduğu ve bu olayın annesine karşı yapılması halinde tepkisinin ne olacağını merak ettiğini söylemesi üzerine suça sürüklenen çocuk …’un da küfür ederek ve “senin yerinde olsam, böyle yapanı sinkaf ederim” diyerek cevap verdiği, bunun üzerine katılan …’in suça sürüklenen çocuğun çenesinden tutarak ittirdiği, suça sürüklenen çocuk …’un da yanında taşıdığı bıçağı çıkartarak katılan …’i birden fazla kez bıçakladığı, katılan …’in yaralandığını gören katılan …’ın suça sürüklenen çocuğu engellemeye çalıştığı ve araya girdiği, bu sırada suça sürüklenen çocuk …’un elindeki bıçakla …’ı birden fazla kez bıçakla yaraladığı, katılan …’ın suça sürüklenen çocuk …’un elindeki bıçağı vurarak yere düşürmesi üzerine suça sürüklenen çocuk …’un “sizinle işim bitmedi, sizi öldüreceğim” diye tehdit ederek olay yerinden uzaklaşmaya başladığı, katılanlar … ve …’ın 10 metre kadar gittikten sonra …’in yere düştüğü, suça sürüklenen çocuk …’un bu kez elinde sopa olduğu halde katılan …’in yanına gelerek “Seni öldüreceğim şerefsiz” demek suretiyle hakaret ve tehdit ettiği ve elindeki sopa ile katılan …’in omzuna ve kafasına vurarak “geber” diye bağırdığı, bu sırada tanık …’ın olay yerine gelmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun olay yerinden kaçarak uzaklaştığı anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk aşamalarda üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Katılanların beyanları ile olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü bulunan tanık anlatımları uyumludur.
4. Katılan …’in adlî muayene raporlarında iç organ yaralanmasına, iç kanamaya, pnömotoraksa, kaburga kırığına, safra kesesinin alınmasına sebeb olan yaralanmalarının katılanın yaşamını tehlike soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derecede olduğu ve organlardan birinin işlevinin yitirilmesine neden olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
5. Katılan …’ın adlî muayene raporlarında batın içi kanama, batın içi organ yaralanmasına sebeb olan yaralanmalarının katılanın yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
6. Suça sürüklenen çocuk hakkında tanzim olunan adlî muayene raporunda darp ve cebir izi bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
7. Bilirkişi raporu, sosyal inceleme raporunun dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
8. Katılanlara ait güncel nüfus kayıt örneğinin dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılan …’in 13.03.2001 ve katılan …’ın 16.11.2002 doğumlu olup, suç tarihi itibariyle her ikisinin de 18 yaşını tamamlamamış olmaları karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesi birinci fıkrası (e) bendi yerine aynı Kanun’un 81 inci maddesi birinci fıkrası gereğince belirlenmek suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında eksik cezalar tayin edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında katılanlar … ve …’a karşı zincirleme tehdit ve katılan …’e karşı silahla tehdit suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun eyleminin bir bütün halinde katılanlara yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğundan tehdit suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuşsa da sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni sayılmamıştır.
2. Meşru Savunma Ve Haksız Tahrik Yönünden
Katılanların her aşamada sanık tarafından kendilerinin bıçakla yaralandıklarının, kendilerinin ise sanığa vurmadıklarını beyan ettikleri, sanık katılanların kendisine saldırdığını iddia etmişse de sanık hakkında tanzim olunan adlî muayene raporunda darp cebir izi bulunmadığının belirtildiği, katılanların üzerinde bıçak vb bir cisim de elde edilemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde meşru savunmanın unsurlarını teşkil eden saldırı ve savunmaya ilişkin diğer koşulların somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız Tahrik
Suça sürüklenen çocuğun katılan …’in ablasını çeşme başında görünce kemerini çıkarmak ve bu olayı soran …’e sinkaflı küfürler ile hakaret etmesi sebebiyle ilk haksız hareketin suça sürüklenen çocuktan geldiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Ceza Tayini
Suça sürüklenen çocuğun elindeki bıçağın düşmesine rağmen tekrar sopa alarak katılan …’e vurduğu eylemine tanık …’ın gelmesi ile son verdiği, katılanlar hakkında tanzim olunan adlî muayene raporlarında hayati bölgelerinden birden fazla kez yaralanmaları karşısında teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığına göre belirlenen cezanın isabetli olduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Suç Vasfı
Katılanların güncel nüfus kayıt örneklerinde katılan …’in 13.03.2001 ve katılan …’ın ise 16.11.2002 doğumlu olup, suç tarihi itibariyle her ikisinin de 18 yaşını tamamlamamış olmaları karşısında suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesi birinci fıkrası (e) bendi uyarınca cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
6. Takdiri İndirim
Takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olup yasal Mahkemece yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09.05.2022 tarihli ve 2021/2425 Esas, 2022/1329 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan ceza ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.