Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/625 E. 2023/1071 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/625
KARAR NO : 2023/1071
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2022 E., 2022/2309 K.
DAVA TARİHİ : 15.02.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/43 E., 2021/63 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; SGK memurlarının denetime geldiklerinde oğlu … ve babasını binanın çıkışında karşılaştıklarını, memurların adres sorduğunu, oğlunu sabah gelip aldığını ve eğitime götürdüğünü, çocukların ikisinin ileri derecede zihinsel ve bedensel engelli olduğunu, refakatiz bir yere gitme ve ihtiyaçlarını karşılamasının mümkün olmadığından babası olarak hastaneye, eğitim, sosyal ihtiyaçlarını ve gezdirmek için çağrıldığında geldiğini memurlara söylediğini, daha sonrasında babasından aldığı maaşın kesildiğini öğrendiğini, SGK kararının iptalini yetim aylığının tekrar bağlanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkil Kurum işleminin 5510 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davasının reddi gerektiğini, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesinde gelir ve aylık bağlanmayacak haller bölümünde “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir” hükmü gereğince, davacının aylığının kesilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, dava şartı niteliğindeki Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “5510 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olması, kurum tahkikat raporonun aksinin tanık beyanları dışında mernis adres kayıtları, elektrik-su-telefon abonelikleri, seçim kurulu kayıtları gibi resmi kayıtlarla da ispatlanması gerektiğinden, mahkememizce resmi kayıtların incelemesi yapılmış, tarafların fiili birlikteliklerini ortaya koyacak ve aylık almak için muvazaalı boşandığına dair ispata yarar bir delile ulaşılamamıştır.” gerekçeleriyle davanın kabulüne; davacının 03/123942 tahsis numarasıyla bağlanmış olan ölüm aylığının 01.10.2008 tarihinden itibaren kesilmesi işleminin iptaline ve kesildiği tarihten itibaren kesilen aylığın bağlanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının ve boşanmış olduğu eşinin birlikte yaşadığını ispat eden detaylı ihbar dilekçesi sonucu tahkikata başlandığını, yapılan tahkikat ile tarafların yine bir arada yaşadığı denetim anında tespit edildiğini, kapıcı olarak ifade veren … ifadesinde eski koca … ‘ı kast ederek çocuklarını görmeye geldiğini beyan ettiğini, oysa davacı ve eski eşi ağız birliği yaparak çocukların tedavi ve eğitimi için müşterek çocukları evden aldıklarını beyan ettiklerini, tanık beyanları arasında çelişki olduğunu, davacının kardeşi olan … in’in …’ın facebook arkadaşı olduğu ve fotoğrafını beğendiğini, tarafların kullandığı cep telefonu numaralarının birbiriyle irtibatının araştırılması gerektiğini, davacı ve eski eşinin hastane tedavi kayıtlarına bakıldığında yakın günlerde ve aynı günlerde aynı hastanelerde tedavi gördüklerini, tanık ifadelerine itibar edilerek sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… 4. İş Mahkemesi’nin 20.04.2021 tarih, 2019/43 Esas- 2021/63 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 56 ve 96 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı ile boşandığı eşinin mernis kayıtlarının farklı olması, tarafların ortak çocuklarının özel durumu nedeniyle boşandığı eşin davacının ikamet ettiği adrese gelip gitmesinin Medeni Kanun’un kendisine yüklediği vazife gereği olduğu hususları ile dinlenen kamu tanıklarının beyanları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.