YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31376
KARAR NO : 2023/896
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/106 E., 2016/63 K.
SUÇLAR Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken kredinin sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/106 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredininaçılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun sübut bulmadığına ve eksik araştırmaya ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan banka ile 10.03.2011 tarihinde 300.00,00 TL limitli, 25.09.2012 tarihinde ise 600.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzaladığı, borcuna karşılık borçlusu … ile İsmet Karadöl olan suça konu 6 adet sahte senetleri verdiği iddia olunmaktadır.
2. Ana dosyada, suça konu borçlusu İsmet Karadöl olarak gözüken 10.10.2012 keşide tarihli, 10.03.2013 vade tarihli 3.270,00.TL bedelli, 17.03.2014 vade tarihli 3.140,00 TL bedelli ve 28.03.2013 vade tarihli 6.260.TL bedelli senetler ile ile ilgili olarak,
a.) Hatay İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/144 Esas sayılı dosyasında, Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 24.07.2014 tarihli rapora göre; suça konu 6.260,00 TL, 3.140,00 TL ve 3.270,00.TL bedelli senetlerdeki İsmet Karadöl adına atılı imzaların İsmet Karadöl eli ürünü olmadığı,
b.) Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 03.06.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu senetlerin ön yüzündeki yazılar ve borçlu adına atılı bulunan imzaların İsmet Karadöl elinden çıkmadığı, sanığın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik özellik tespit edilemediği rapor edilmiştir.
3. Birleşen dosyada, suça konu borçlusu … olarak gözüken 23.10.2012 keşide tarihli, 20.03.2013 vade tarihli 7.800,00.TL bedelli; 25.10.2012 keşide tarihli, 20.03.2013 vade tarihli 5.400,00 TL bedelli ve 31.08.2012 keşide tarihli, 09.03.2013 vade tarihli 6.870.TL bedelli senetler ile ile ilgili olarak,
a.) Hatay İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/520 Esas sayılı dosyasında, Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 11.09.2014 tarihli rapora göre; suça konu “6.870,00, 5.400,00 ve 7.800,00 TL bedelli senetlerdeki … adına atılı imzaların … eli ürünü olmadığı,
b.) Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 28.04.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu senetlerin ön yüzündeki yazılar ve borçlu adına atılı bulunan imzaların …’nin elinden çıkmadığı, sanığın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik özellik tespit edilemediği rapor edilmiştir.
4. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında özetle, suçlamaları inkar ederek, plastik boru imalatı yaptığını, müşteki Murat Hamderinin kendisinden plastik malzemesi, şikayetçi İsmet Karadölün de kendisinden plastik boru aldığını, alışveriş karşılığında suça konu senetleri verdiklerini, ancak küçük esnaf olduğundan alışverişe dair herhangi bir yazılı belgenin elinde mevcut olmadığını, müştekilerden aldığı bu senetleri de katılan bankadan kullanmış olduğu kredi karşılığında borcundan düşülmesi için verdiğini, senetlerin sahte olduğunu bilmediği şeklinde savunmada bulunmuştur.
5. Birleşen dosyada şikayetçi … soruşturma aşamasında alınan beyanında özetle, sanığı tanıdığını, ancak alışveriş ilişkisinin olmadığını, sahte senetlerden hakkında icra takibi başlaması sonrasında haberdar olduğunu ve icra takibine itiraz ettiği şeklinde beyanda bulunmuştur.
6. Ana dosyada şikayetçi İsmet Karadöl soruşturma aşamasında alınan beyanında özetle, sanığı tanımadığını, herhangi bir ticari ilişkisinin de bulunmadığını, sahte senelerden evine haciz gelmesi üzerine haberdar olduğunu ve senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığı şeklinde beyanda bulunmuştur.
7. Katılan banka tarafından şikayetçi … aleyhine Hatay 4.İcra Müdürlüğünün 2013/4520 Esas; şikayetçi İsmet Karadöl aleyhine Hatay 4. İcra Müdürlüğünün 2013/4510 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığı ve borçluların icra takibine itiraz davası açtıkları tespit edilmiştir.
8.Katılan banka tarafından gönderilen cevabi yazıda, sanık ile 10.03.2011 tarihinde 300.000,00.TL limitli; 25.09.2012 tarihinde 600.000,00.TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, keşidecisi … olan 25.10.2012 keşide, 10.03.2013 vade tarihli 5.400,00.TL bedelli senedin 11.11.2012 tarihinde; 31.08.2012 keşide, 09.03.2013 vade tarihli 6.870,00.TL bedelli senedin 10.09.2012 tarihinde; 23.10.2012 keşide 20.03.2013 vade tarihli 7.800,00.TL bedelli senedin 11.11.2012 tarihinde bankaya verildiği, yukarıda belirtilen senetlerin banka sistemine girmesinden sonra, 18.09.2012 tarihinde 10.000,00TL, 04.10.2012 tarihinde 5.200,00.TL, 10.10.2012 tarihinde 5.400,00.TL ve 11.10.2012 tarihinde 8.100,00 TL kredi kullandırıldığı bildirilmiştir.
9. Sanık hakkında, daha öncesinde borçlusu İsmet Karadöl olarak gözüken senetleri ile ilgili olarak, Hatay 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/369 Esas sayılı dosyasında “resmi belgede sahtecilik” suçundan dava açıldığı, 27.11.2014 tarihinde beraat hükmü verildiği, dosyanın 05.12.2014 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği tespit edilmiştir.
10. Mahkemece, suça konu senetler üzerinde gözlem yapılarak aldatıcılık niteliğinin varlığı tespit edilmiş, sanığın suça konu senetleri önceden kullandığı kredi borcuna karşılık katılan bankaya verdiğinden, dolandırıcılık suçu yönünden suçun yasal unsurları oluşmadığından sanığın beraatine, sanığın sahte olduğunu bildiği senetleri kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Katılan banka vekilinin 04.04.2016 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi ile, yalnızca sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmü yönünden kararı temyiz ettiğini beyan ettiğinden, katılan banka vekilinin temyizi, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
A. Banka veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
1. Katılan banka vekilinin dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkin temyiz isteği yönünden; sanık savunmaları ve katılan banka yazı cevaplarına göre, 10.09.2012 tarihinde verilen 6.870,00 TL bedelli senet dışındaki diğer tüm senetlerin bankanın sanığa kredi sağladığı son tarih olan 11.10.2012 tarihinden sonra verildiği, 6.870,00.TL bedelli senetten sonra ise sanığa toplamda farklı tarihlerde olmak üzere (10.000,00, 5.200,00, 5.400,00, 8.100,00) olmak üzere toplam 28.700,00 TL’lik senet miktarının çok üzerinde kredi kullandırıldığı, dolayısıyla verilen senetlerin tahsis edilmemesi gerekin bir kredinin tahsisi amacıyla değil, sanığın daha önceden zaten kullanılmış ve devam eden bir kredi borçlarının kapatılması amacıyla katılan bankaya verildiği, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, beraat hükmünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dava dosyası içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, resmi belgede sahtecilik eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/106 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle mahkumiyet ve beraate ilişkin hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.