YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11729
KARAR NO : 2009/9727
KARAR TARİHİ : 21.10.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı bankanın ödemekle yükümlü bulunduğu çek yaprağı sorumluluk bedelini ödememesi üzerine, müvekkilince takip başlatıldığını, itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu edilen bedeli müvekkilinin ödeme yükümlülüğü bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı bankanın takibe konu bedeli ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davalının itirazının iptaliyle takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
3167 sayılı Çek Ödemelerinin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 4.maddesinde 4184 sayılı Kanun ile 26/02/2003 tarihinde yapılan değişiklikle çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün 10.madde de belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere, çek hesabında bulunan miktarla sınırlı olduğu, 10.madde de belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme halinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisinin ücretsiz olarak verileceği, çek hamilinin bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği ve buna icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabileceği, mahkemece veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslının bu mercilere gönderileceği yasal hükme bağlanmıştır.
O halde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde çek asıllarının bankaya bırakılarak kısmi ödemenin talep edilmesi halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gözetilmeden yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir. .
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, diğer temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 21.10 2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
-KARŞI OY YAZISI-
Dava, 3167 sayılı Çek Ödemelerinin Düzenlenmesi ve çek Hamillerinin Korunması hakkında Kanun 10. maddesine dayanarak istenen tazminata ilişkin takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Olayda TMK.nun 6 ve halin olağan akışına göre davacının kanundan doğan tazminat için başvurmadığı veya başvurup da tazminat istemekten vazgeçtiğini ispat yükü davalı bankadadır.
Davalı bankanın bu hususu ispat etmediği gibi , takip aşamasında veya duruşmada çek aslının kendisine verilmesi karşılığı ödemede bulunacağını ileri sürmemiştir. Bu bakımdan mahkemenin açılan davayı kabul ederek itirazın iptaline karar vermesi yerindeyse de, davalı banka aleyhine 5411 sayılı Yasanın Geçici 13. maddesi aracılığı ile 138. maddesi gözetilmeksizin icra inkar tazminatına karar vermiş olması yerinde olmadığından hükmün belirtilen nedenlerle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan saygın çoğunluğun bozma gerekçelerine katılamıyoruz.