Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/6740 E. 2008/1422 K. 19.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6740
KARAR NO : 2008/1422
KARAR TARİHİ : 19.02.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının göndermeyi taahhüt ettiği kuru soğan karşılığında müvekkilince 12.5.2003 tarihinde davalı hesabına 79.900 USD havale yapıldığını ancak davalı tarafın malı göndermediğini ileri sürmüş ve 70.000 USD’nin 12.5.2003 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Mayıs 2003’te yapılan anlaşma gereğince davacının iddia ettiği gibi 79.900 USD değil, 49.900 USD gönderdiğini, 30.000 USD’lık talebin peşinen reddi gerektiğini, müvekkilinin 18.1.2003 tarihli 303.750 USD bedelli fatura içeriğindeki beyaz soğan ve patatesi ayrıca 17.2.2003 tarihli 278.100 USD bedelli fatura muhteviyatındaki beyaz soğanı davacıya teslim ettiğini toplam 581.850 USD’lık bedelin bir kısmının (58.000 USD) bu güne kadar ödenmediğini , davalının cayması nedeniyle geri dönen mallar için de 15.000 USD ölü navlun bedeli ödemek zorunda kaldığını, davacı tarafın anlaşma ile varılan tonu 203 dolar olan soğan fiyatını düşürmek istediği için durumun bu hale geldiğini belirterek haksız davanın reddini, müvekkilinin alacaklarının takas ve mahsubunu istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının davacıdan daha fazla alacaklı olduğu, takas ve mahsup sonucunda davacının alacağı kalmayacağı gerekçeleriyle davacının alacak talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı faks yazışmalarına göre 193 dolardan 1110 ton beyaz kuru soğan satışı konusunda anlaştıkları, davacının bu anlaşma gereğince davalının banka hesabına 79.900 dolar havale gönderdiği, ancak buna karşılık davalının taahhhüt ettiği malı davacıya göndermediği, bunun üzerine sözleşmenin feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Davalı cevap dilekçesinde, takas ve mahsup def’inde bulunmuş, takas ve mahsuba konu alacak olarak, önceki satışlardan kaldığını belirttiği 58.000 USD bakiye alacak ile ödemek zorunda kaldığı 15.000 USD ölü navlun bedelini göstermiştir.Mahkemece, takas ve mahsubu istenen bu miktarlar ve taleple bağlılık kuralı gözetilmeden daha fazla miktardaki bir alacağın takas ve mahsuba konu edildiği bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetsizdir. Esasen davacı vekili önceki ilişkilerden dolayı borçları kalmadığını, davalı tarafın takas ve mahsuba konu ettiği alacakla ilgili olarak ödeme belgeleri bulunduğunu, ancak bunları sunma olanağının kendilerine tanınmadığını iddia etmektedir. Ödeme borcu sona erdiren işlemlerden olduğundan her zaman gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece davacıya iddiasını kanıtlamaya elverişli kayıtlarını ve ödeme belgelerini sunma olanağı tanınıp her iki tarafın kayıtları ve toplanan deliller üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra kazanılmış haklar da gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.