YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/18207
KARAR NO : 2023/10
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2017 tarihli ve 2016/252 Esas, 2017/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca 7 yıl 13 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.11.2017 tarihli ve 2017/11611 Esas ve 2017/1373 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, Bylock kriptolu haberleşme sisteminin sanık tarafından kullanıldığının teknik verilerle tespit edilmesi zorunluluğu karşısında, Bylock uygulamasına ait IP adreslerine kaç defa bağlanıldığının ilgili GSM şirketi tarafından tespit edilmesine yönelik Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumundan alınacak yazı cevabı ile log ve varsa arama, mesajlaşma, e-posta kayıtlarını gösteren ID tespit ve değerlendirme tutanaklarının temin edilip eklenmesinden sonra gönderilmesi gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesine tevdi edilmiştir.
3. Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2020/4 Esas, 2020/67 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.11.2020 tarihli ve 2020/348 Esas ve 2020/2035 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; savcılık makamına gönderilen tüm evrak ve delillerin CMK’ya göre uygun şekilde elde edilip gönderilmesi gerektiği, Bylockun istihbarat birimlerince adli kolluk birimlerine intikal ettirdikleri istihbari bilgiler kapsamında MİT kanunu çerçevesinde elde edilen bilgiler olduğu, hukuki delil niteliğinin bulunmadığı, sanığın örgüt üyeliğinden söz edilemeyeceği ve bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, salt ByLock sorgu sonucu ve CGNAT kayıtlarının kişinin bylock kullanıcısı olduğunun tespitinde yeterli olmadığından Mahkemece dosya bilirkişiye tevdi edilerek sanığın kulladığı iddia edilen bylock programına ilişkin ID si ile tespit ve değerlendirme tutanağının araştırılması istenmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 09.03.2020 tarihli raporda, tespiti yapılan … ve … ID numaralı kullanıcının sanık olduğunun değerlendirildiği bildirilmiştir. Sanığa ait olduğu iddia edilen … ID ye ait tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesinde, kullanıcı adının ”…”, şifre bilgisinin de ”…” olduğu görülmüştür. Sanığın nüfus kayıt örneğine bakıldığında, nüfusa kayıtlı olduğu ilin Adıyaman ili olduğu görülmüş ve bilirkişi raporunda geçtiği üzere Adıyaman ili Besni İlçesinin eski adının -bethesna- olduğu anlaşılmıştır. Yine sanığın beyanı ve bilirkişi raporu ile sabit olmak üzere sanığın zabıt katibi olarak çalıştığı Adalet Bakanlığı bünyesindeki sicil bilgisi de … dir. Sanığa ait olduğu iddia edilen diğer … ID ye ait tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesinde, kullanıcı adının ”…” olduğu görülmüştür. Sanığın nüfus kayıt örneğine bakıldığında, nüfusa kayıtlı olduğu ilin Adıyaman ili olduğu görülmüştür. Sanığın aynı zamanda Erzincan Adliyesinde çalıştığı dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır. Sanığın nüfusuna kayıtlı olduğu Adıyaman ilinin plaka kodunun 02, bir dönem çalıştığı ve bylock programının yüklendiği iddia edilen tarihte bulunduğu Erzincan ilinin plaka kodunun ise 24 olduğu bilinmektedir. Bilirkişi raporunda yer aldığı üzere, sanığın 09.08.2016 tarihinde kolluğa verdiği ifadesinde verdiği e-mail adresinin …@… olduğu ve bunun … ID numaralı kullanıcının kullanıcı adında geçen ”marslan” ibaresi ile aynı olduğu görülmüştür. Bu tespitler takdir edildiğinde, … ve … ID numaralı ByLock kullanıcısının sanık olduğu hususu nazara alınarak sanık hakkında neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında, “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanık müdafinin ByLock delilinin istihbari nitelikte olduğu yönündeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamına göre, silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş olduğundan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Sanığın, temyiz aşamasında 26.10.2022 ve 14.12.2022 tarihlerinde kollukta verdiği ifadelerinde etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde bilgi vermesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunduğundan, lüzum üzerine sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan 2 nolu paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.11.2020 tarihli ve 2020/348 Esas, 2020/2035 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı, tutuklulukta geçirilen süre, bozma nedeni ve yargılama aşamasında iken yurt dışına kaçarken yakalanmış olması hususları dikkate alınarak sanık ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.