YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8212
KARAR NO : 2023/534
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki baz istasyonunun kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; … ilçesinde kain çocuk parkında bulunan davalı GSM operatörüne ait baz istasyonunun usul ve yasaya aykırı tesis edildiğini, insan sağlığı için tehlike oluşturduğunu iddia ederek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; baz istasyonunun usul ve yasaya uygun tesis edildiğini, insan sağlığı için tehlike oluşturmadığını, davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu iddia ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “bilirkişi raporlarına göre dava konusu baz istasyonunun ilgili Yönetmeliğin 6 ncı maddesine uygun olmadığı, keşif sırasında daha önce kurulu olan baz istasyonunun kaldırılmış olduğunun tespit edildiği” gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkiline yüklenmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporundaki Baz İstasyonu Yönetmeliğinin 6 ncı maddesine aykırılık bulunduğu yönündeki belirlemenin hatalı olduğunu, baz istasyonunun çocuk parkı yapılmadan önce kaldırıldığını ve yeniden kurulmadığını, baz istasyonunun kurulduğu tarihte yönetmeliğe uygun olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı içeriğindeki delil ve belgelerden baz istasyonu kurulmadan evvel dava konusu alanın imar planında çocuk parkı olarak belirlendiği, bu hususta mahalle sakinlerinin basına yansıyan protesto eylemleri bulunduğu ve buna rağmen istasyonun kurulduğu bu hali ile davalının, yerin çocuk parkı olacağını bilerek istasyon kurduğu ve yönetmeliğe aykırı hareket ettiği belirlenmekle davacının davanın başında dava açmakta haklı olduğu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331 inci maddesi kapsamında giderlerden davalının sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut ve re’sen belirlenecek sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, baz istasyonunun kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Baz istasyonları, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 37 nci maddesi gereğince BTK tarafından bu konuyu düzenleyen Yönetmelikteki yer, ölçü ve limit değerlere göre verilen güvenlik sertifikası gereğince kurulan, günümüzde haberleşme ve iletişimin sağlanmasında önemli bir yeri olan, genel olarak alıcı/verici antenleri sayesinde elektromanyetik dalgaları (sinyalleri) alma ve gönderme işlemi yapan sistemlerdir. Konuşmanın az olduğu kırsal alanlarda 35 km’lik, konuşma trafiğinin daha yoğun olduğu şehir merkezlerinde ise 1-2 km’lik bir mesafe içinde hizmet verebilen, çıkış güçleri oldukça düşük olan cihazlardan oluşmaktadır.
2. Ulaşılan son teknolojik gelişmelere göre, telefonla haberleşme ve iletişimin sağlıklı ve verimli olarak gerçekleştirilebilmesi için baz istasyonlarının bal peteği benzeri hücresel bir yapıda ve her bir peteğin içinde de en az bir baz istasyonu bulunacak şekilde kurulması zorunludur. Her bir istasyon kapasitesi itibariyle belirli sayıda abonenin haberleşmesini sağlayabileceğinden nüfusun yoğun olduğu yerleşim merkezlerinde daha çok sayıda baz istasyonu kurulması gerekmektedir. Şehirlerin dışına çıkartılmaları halinde hücresel yapı bozulacağından haberleşme ve iletişimin sağlanabilmesi için gerek baz istasyonlarından abonelere gerekse abonelerden baz istasyonlarına karşılıklı olarak gereğinden çok yüksek elektromanyetik dalgalar gönderilmek zorunda kalınacak, toplum sağlığı olumsuz yönde etkilenecektir.
3. Diğer taraftan, 05.11.2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanun’u ve bu Kanun gereğince çıkartılan yönetmelik uyarınca baz istasyonlarının sağlığa zarar vermeyecek şekilde; nerede, nasıl, hangi ölçü ve limitler dahilinde kurulacağını belirleme ve kurallarını koyma işlemleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının (BTK) görev ve yetkisindedir.
4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/1 inci maddesinde “davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; Hüküm usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.