Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/12086 E. 2009/2401 K. 27.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12086
KARAR NO : 2009/2401
KARAR TARİHİ : 27.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, davalı yanca düzenlenen 8.220.760.000.TL tutarındaki faturadaki fazla tahakkukun 7.000.000.000.TL’lık kısmından borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, abonenin sayacındaki arıza nedeniyle eksik sarfiyat gösterdiğini iddia ederek eksik tüketim bedeli ve normal tüketim bedelinin gecikme zammı ve gecikme zammının KDV’sinden oluşan toplam 16.155.842.918.TL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilmiş olan önceki karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 21.06.2006 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen dava davacısı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında özetle; “Yerel mahkemenin bilirkişi raporlarına yönelik itirazları kabul ederek 3.kez rapor almış olmasına rağmen itiraza uğrayan 2.raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece yapılacak işin son rapor hükme yeterli görülmediği takdirde 3 kişilik bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinden ibaret bulunduğu” belirtilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.Şöyle ki; bozmadan sonra alınıp hükme esas tutulan bilirkişi heyeti raporu ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine elverişli değildir. Öte yandan, ilk davada davacının sadece tüketim bedelinden sorumlu olduğu şeklinde hüküm tesis edildiği halde birleştirilen davada davacının hem tüketim bedelinden, hem de ek tüketim bedelinden sorumlu olduğuna dair hüküm kurulmuştur. Böylece aynı uyuşmazlık nedeniyle mahkemenin asıl ve birleşen davada verdiği kararlar arasında çelişki oluşmuştur. Bu durumda mahkemece, hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararı doğrultusunda konusunda uzman kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.