YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14052
KARAR NO : 2023/1359
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2017 tarihli ve 2016/467 Esas, 2017/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.12.2017 tarihli ve 2017/1651 Esas, 2017/2368 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.12.2017 tarihli ve 2017/1651 Esas, 2017/2368 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/547 Esas, 2022/3003 Karar sayılı kararı ile;
“…sanığın, katılana doğru öldürücü bölgelerini hedef gözeterek dört kez ateş etmiş olması, katılanın peş peşe gelen atışlardan kaçarak orada bulunan bir aracın arkasına saklanması, katılanın yaralanmalarının baş ve boyun bölgesi gibi hayati noktalarında meydana gelmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olması sebebiyle sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini…”
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/986 Esas, 2022/1301 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Hükmün gerekçeden yoksun olduğuna,
Delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına,
Eylemin kasten yaralama suçunu oluşturacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanığın, katılanın eski eşi …’in abisi olduğu, boşanmadan sonra sanığın, katılan ile husumetli hale geldiği, olay tarihinde sanığın yanında getirdiği tüfekle dükkanını kapatmak üzere hazırlık yapan katılanın yanına araçla yaklaşıp aracın camını açarak katılana doğru yaklaşık on metre mesafeden dört el ateş ettiği, katılanın olay sırasında tanığa ait aracın arkasına saklandığı, katılanın kafa ve boyun bölgesi ile birlikte kol ve bacaklarına isabet eden çok sayıda saçma tanesi neticesinde hayati tehlikeye neden olmayacak ancak basit tıbbi müdahale ile de giderilmeyecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı inkar etmiş, katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları alınmış, sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; … Adli Tıp Şubesince düzenlenen 20.09.2016 tarihli raporda; ”Kafa ve boyun bölgesi ile birlikte kol ve bacaklarında çok sayıda saçma tanesi yaralanması mevcut olup, hayati tehlikeye neden olmadığı ancak basit tıbbi müdahale ile de giderilmeyeceği..” şeklinde tespitlere yer verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Gerekçesizlik Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sübut Yönünden
Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında, tüfekle ateş edenin sanık olduğunu belirtmesi, katılanın yaralanmasına ilişkin adli rapor içeriği, görgüye dayalı bilgi sahibi sıfatıyla beyanına başvurulan tek tanık Z.F.D.’nin ”Fiat Linea” marka aracın sağ ön camından dört el ateş edildiğini ifade etmesi, olay yerinden dört adet kartuşun ele geçirildiğinin tespit edilmesi karşısında, sanığın eyleminin sübut bulduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Suç Vasfı Yönünden
Sanığın, katılana doğru öldürücü bölgelerini hedef gözeterek dört kez ateş etmiş olması, katılanın peş peşe gelen atışlardan kaçarak orada bulunan bir aracın arkasına saklanması, katılanın yaralanmalarının baş ve boyun bölgesi gibi hayati noktalarında meydana gelmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olması sebebiyle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/986 Esas, 2022/1301 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.