Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/7914 E. 2009/2274 K. 26.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7914
KARAR NO : 2009/2274
KARAR TARİHİ : 26.03.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı -karşı davalı vek.Av…. ile davalı-karşı davacı vek.Av……’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı malların bedelini ödemediğini, ayıp iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, ayıplı olduğu kabul edilse bile süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davalı aleyhine yapılan takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, % 60 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, ayıp ihbarının süresinde olduğunu, ayıbın gizli ayıp niteliğinde bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiş, birleşen davada …..Kumaşçılık Ltd.Şti. vekili satım sözleşmesine konu malların ayıplı olduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshine, ayıplı malların iadesine, müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine, 19.065.85.-YTL.nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre gerek ham, gerek kasarlı, gerekse boyalı kumaşlarda ayıp olduğu, jüt bulunduğu, atkı yönünde iz olduğu, izlerin tamir edilemeyeceği, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, boyama işlemine tabi tutulduktan sonra ortaya çıktığı, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Ticari satımlarda ayıp ihbarının açık ayıplarda 2 gün, gizli ayıplarda 8 gün içinde yapılması gerekir (TTK.m. 25). Bilirkişi raporunda ayıpların gizli ayıp olduğu ancak boyama yapılmadan önce de tespit edilebileceği, boyamanın ayıbı belirgin hale getirdiği belirtilmiştir. Ticari satımlarda ayıp ihbarının TTK.nun 20/3. maddesinde öngörülen şekle uygun olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir. Malların son teslim tarihi 31.10.2005 olup, ayıp ihbarı 2.12.2005 tarihli ihtarla bildirilmiştir. Süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispat edemeyen davalı malları ayıplı olarak kabul etmiş sayılmalıdır. Mahkemece bu yönler gözetilerek asıl dava ve karşı dava yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-karşı davalı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davalı-karşı davacıdan alınarak, davacı-karşı davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.