Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/8139 E. 2009/5511 K. 09.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8139
KARAR NO : 2009/5511
KARAR TARİHİ : 09.06.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. – K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 8.900 DM alacağı bulunduğunu, davalının borcuna karşılık taşınmaz üzerinde hisse verdiğini, davalının müvekkiline bu hisseyi teminat olarak verdiğini, senet borcu ödendiği zaman tapu hissesinin iadesinin kararlaştırıldığını, teminat olarak verilen taşınmaz hissesinin mahkeme kararı ile iptal edildiğini, davalı borcunu ödemediği için senede dayalı olarak girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin arsa sahibi dava dışı … …’ya vekaleten hareket ettiğini, davacının müteahhitten daire almak üzere anlaştığını ve parayı müteahhide verdiğini, müvekkilinin söz konusu senedi tapuda işlem yapılmasının teminatı olarak verdiğini ve senedin vadesinden önce tapuda hisse devrinin yapıldığını, müteahhit inşaatı … safhasında bırakıp kaçtığı için müteahhitten daire almış kişilerin tapudaki hisselerinin arsa sahibinin açtığı dava sonucunda iptal edildiğini, davacının muhatabının müteahhit … … olduğunu, çünkü davacının parayı ona ödediğini, senedin zamanaşımına uğradığını, senet vasfını kaybetiğini belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece davacının senede dayanarak icra takibine giriştiği, davalının süresi içinde senedin teminat senedi olduğu ve borcunun bulunmadığı, ayrıca senedin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle itiraz ettiği, açılan itirazın iptali davasında taraflar arasındaki hukuki ilişkiye dayanılmadığı, zamanaşımı def’inin süresinde yapıldığı, senede konu zamanaşımının 3 yıl olduğu gerekçeleri ile zamanaşımından dolayı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Zamanaşımı def’i HUMK.nun 187.maddesinde sayılan ilk itirazlardan değildir. Bu itibarla cevap süresi geçtikten sonra da zamanaşımı def’i ileri sürülebilir. Ancak, cevap süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunulmadığı takdirde sonradan ileri sürülen zamanışımı define karşı davacı taraf savunmanın genişletilmesi itirazında bulunabilir. Zira, HUMK.nun 202/2.maddesine göre, “davalı cevap dilekçesini karşı tarafa tebliğ ettirdikten sonra onun muvafakatı olmaksızın savunma sebeplerini genişletemez ve değiştiremez.”
Somut olayda davalı borçlu aleyhindeki icra takibinde dayanak bononun zamanaşımına uğradığı hususunu da içeren itiraz dilekçesini icra dosyasına sunmuş ancak açılan itirazın iptali davasında süresinde zamanaşımı def’inde bulunmamıştır. Cevap süresi geçtikten sonra zamanaşımı def’inde bulunulmuş ise de, davacı tarafça buna itiraz edilmiş yani muvafakat verilmemiştir. O halde somut olay bakımından davacının süresinde zamanaşıım def’inde bulunduğu söylenemez.
Kabule göre de, bonunun zamanaşımına uğraması kambiyo hukukundan … hakların yitirilmesine neden olur. Taraflar arasında … ilişki bulunması halinde zamanaşımına uğramış olan bonoya yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve böyle bir durumda ise dava zamanışımının aradaki … ilişkinin tabi olduğu zamanaşımı kuralına göre değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan ilkeler gözetilmeksizin somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.