Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/5333 E. 2006/5873 K. 11.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5333
KARAR NO : 2006/5873
KARAR TARİHİ : 11.07.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-İkinci ve üçüncü bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan 372 ada 8 parsel numaralı taşınmazın 21.3.1993 günlü satışına esas alıcısını, satıcısını ve satış bedelini gösterir tapu kaydının getirilip raporların denetlenmemiş olması,
2-Dava konusu taşınmazın somut emsallerle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden İmar Kanununun 18.maddesinin 2.fıkrası uyarınca düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılıp yapılamayacağının tespiti bakımından bu taşınmazların imar düzenlemesi sonucu oluşup oluşmadıklarının Belediye İmar Müdürlüğünden sorulmaması,
3-Kamulaştırma Yasasının 11.maddesinin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlarda dikkate alınarak dördüncü fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları da gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekir.
Bu saptamanın yapılmasında dikkate alınması gereken diğer bir unsur dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki orandır.
2942 sayılı Yasanın 11.maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet taktirinde göz önünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak, bu husus dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal için de geçerlidir ve emsal karşılaştırması yaparken dikkate alınması Yasa gereğidir.
Dosya içerisine gelen belgelere göre her üç bilirkişi kurulunca da somut emsal olarak alınan 96 ada 98 parsel numaralı taşınmazın vergi değeri 28 YTL/m2 dava konusu taşınmazın ise 25 YTL/m2 olup, buna göre kamulaştırılan taşınmaz emsal alınan 28 parsel numaralı taşınmazla en fazla aynı değerde olabileceği halde, bilirkişi raporlarında bu olgu tersine çevrilerek dava konusu taşınmazın bu emsalden daha değerli olduğu şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Emsalin ve dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas değerlerinin birbirine oranı ile bilirkişi raporlarında emsal karşılaştırması sonucu değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olup mahkemece, bu farklılık ve çelişkinin bilirkişi kurullarından ek raporlar alınarak giderilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.