Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5311 E. 2023/130 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5311
KARAR NO : 2023/130
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :… Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; …Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesine satılan ve teslim edilen tıbbi mallara karşılık kesilen faturalar ödenmediğinden, davalı hakkında …30. İcra Müdürlüğünün 2014/6217 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalıya ödeme emri ile birlikte hesap özetlerinin de tebliğ edildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu icra takibi ekindeki cari hesap kartının incelenmesi sonucunda davacıya ait Muavin Defterin sayfaları olduğunun anlaşıldığını, taraflar arasındaki sözleşmelere konu tüm faturaların (13 adet) görüldüğü ve toplamda 1.347.884,40 TL tutarlı olduğunu, 26.02.2014 tarihi olan takip tarihinde …Üniversitesi Döner Sermaye Saymanlık Müdürlüğüne intikal eden ve 210 günlük vade süresi dolan 5 adet fatura olduğunu, bu faturalar dışında kalan 8 adet faturanın takip tarihinde vadesi dolmadığını ve borcun taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereği muaccel hale gelmediğini, takibe konu edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu durumda yasal kesintiler düşülmeden dahi takipte 435.710,52 TL fazla alacak talep edildiğini, takip tarihinde vadesi gelmiş ancak ödenmeyen 833823 ve 834149 no.lu faturaların bulunduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, takipte ve işbu davada yalnızca bu faturalara ilişkin bedeller üzerinden sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerektiğini, itirazlarının takibin belirsizliğine ve borcun hangi birim, hangi faturadan kaynaklandığının anlaşılmadığına yönelik olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporlarına dayanılarak takip tarihi itibari ile davalıya teslim edilip muhasebe kayıtlarına işlendikten sonra 210 günü dolan 5 adet fatura toplamının 314.556,48 TL olduğu, takip tarihi itibariyle diğer faturalara ilişkin ödeme evrakının …Üniversitesi Döner Sermaye Saymanlığına intikalinden itibaren 210 gün dolmadığından talep hakkının bulunmadığı, takip tarihi itibariyle 210 günlük süresi dolan 314.556,48 TL’lik fatura toplamından bilirkişinin 30.05.2018 tarihli ek raporunda hesaplanan 2.982,00 TL vergi kesintisi yapıldığında takip tarihi itibari ile davacının davalıdan talep edebileceği miktarın 311.574,48 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, …30. İcra Müdürlüğünün 2014/6217 E. sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın takip tarihi itibari ile muaccel bulunan 311.574,48 TL üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren bu miktara yasal faiz işletilmesine, davalının takip ve dava tarihinden sonra 13.03.2015 tarihinde ödediği 169.933,27 TL, 01.04.2015 tarihinde ödediği 77.119,73 TL, 06.04.2015 tarihinde ödediği 64.742,37 TL’nin ana para ve faizden düşülerek takibin devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine, takip tarihi itibarıyla haksız itiraz edilen 311.747,48 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip tarihi itibari ile alacak miktarının bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, takip konusu yapılan faturaların ve fatura konusu malların usulüne uygun olarak idareye teslim edildiğini, faturalar ve içeriğine yönelik herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, ihtilafın takip tarihinde, faturaların vadesinin gelip gelmediği noktasında olduğunu, davalının muayene ve kabulü yapılarak teslim alınmış ürünlere ait faturaları döner sermaye saymanlık müdürlüğüne özellikle geç intikal ettirerek kanun tarafından kendisine verilen bu hakkı kötüye kullandığını, ödeme gününün hesabında başlangıç tarihi olarak malın teslimi veya fatura tarihinin esas alınması gerektiğini, bilirkişinin raporunda her bir faturayı ve irsaliyeyi tetkik ettiğini, dava ve takip konusu yapılan tüm faturaların, fatura ve irsaliye tarihi dikkate alındığında takip tarihi itibari ile muaccel olduğunu, fatura konusu mallar eksiksiz muayene ve kabul edilmiş iken ortalama 90 gün sonra saymanlık kayıtlarına alınmasının idarenin sebepsiz yere faturaları bekletmesinin yerinde olmadığını, davacının fatura ve irsaliyelerinde yer alan tarihlerin dikkate alınması ve 210 günün fatura teslim (mal teslim) tarihinden itibaren sayılması gerektiğini, idareyi bunu yapmaya zorlayan bir kanun hükmünün olmadığını, idarenin inisiyatifinde olan ve hiç bir somut veriye dayanmayan bu hükmün dikkate alınmasının adil olmadığını, davaya konu sözleşme maddesi incelendiğinde, tamamen borçlu kurumun keyfiyetine göre düzenlendiğinin anlaşıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; özetle takip ve dava tarihinden sonra ödendiği tespit olunan 5 adet faturanın brüt tutarının nazara alınarak ana para ve faizden düşülmesine şeklinde hüküm kurulması gerekirken damga vergileri nazara alınarak net tutarların yazılmasının hatalı olduğunu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ayrıca davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe kısımlarının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;taraflar arasındaki sözleşmenin 12.2.3.maddesinde fatura karşılığı ödemelerin davalının döner sermaye saymanlığına intikalinden sonra 210 gün ötelenebileceği, Saymanlık Müdürlüğünün nakit durumuna göre sürenin uzayıp kısalabileceğinin kararlaştırıldığı, davacı sözleşmenin 12. maddesinin davalı tarafından kötü niyetle uygulandığını ısrarla vurgulamış ise de tacir olan davacının basiretli davranması gerektiği. faturanın saymanlığa intikalinin sözleşme hükmü olduğu, faturaların geç intikal ettirildiği yönünde davacının davalıya herhangi bir ihtarının bulunmadığı, anılan maddeye müdahale edilemeyeceği vadenin tekrar belirlenemeyeceği, takibe ekli cari hesap ile bu hesaba esas 13 adet faturanın döner saymanlığa kayıt tarihlerine göre vadeleri dolan ama ödenmeyen 5 adet fatura üzerinden yapılan hesaplamaya göre mahkemece verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun, davalı vekili kararda damga vergisi düşülmeden brüt tutarlar üzerinden karar oluşturulması gerektiğini belirtmiş ise de bu durumun hükmün infazına etkisi olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; özetle istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; özetle istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan alım satım sözleşmesi nedeni ile tanzim edilen faturaya dayalı cari hesap alacağına istinaden başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 190-(1) maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.