YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3911
KARAR NO : 2006/6236
KARAR TARİHİ : 18.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi davacı vekili ile davalılardan … ve … vekili tarafından, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı vekili Av…. geldi. Davalı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Mahkemece, dava konusu taşınmazın yerinde yapılan inceleme sonucu kamulaştırma bedelinin tespiti yönünden bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün esas tutulur. Buna göre; arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde münavebeye alınan ürünlerin, davanın açıldığı (belgelerin mahkemeye verildiği) tarih itibariyle 2005 yılına ilişkin dekar başına verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama toptan satış fiyatlarının esas alınması gerekirken, 2004 yılı verilerine göre hesaplama yapan bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
2-Taşınmazın 1.908,59 m2’lik bölümünde (bina ve tesis yapmamak, ağaç dikmemek kaydıyla) davacı idare lehine daimi irtifak hakkı kurulmuş olup, irtifaklı alanın içerisinde kaldığı tespit edilen 1 yaşında 19 kiraz, 6 yaşında 34 kiraz ve 2 yaşında 1 vişne ağacının boru hattının geçirilmesi çalışmaları nedeniyle kesilip kaldırılacağı ve yerine yeniden ağaç da dikilemeyeceği gözönünde bulundurularak, bu ağaçların kaim değerlerinin yöntemine uygun biçimde saptanması gerekirken, bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda sözü edilen vişne ve kiraz ağaçları yönünden değerlendirme yapılmamıştır. Yargıtay uygulamalarında benimsenen kaim değer yöntemine göre; irtifak hakkının kurulduğu alan önce kapama vişne ve kiraz bahçesi olarak değerlendirilmeli, daha sonra açık tarım arazisi olarak çevrede yetiştirilmesi mutad olan ürünlere göre saptanan net gelirine (somut olayda sulu tarım arazisi niteliğine uygun) %5 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle ağaçsız değeri bulunmalı, bu iki değer arasındaki fark ağaçların kaim değeri olacağından; enkaz bedeli de düşüldükten sonra kalan değere hükmedilmelidir. Şu halde açıklanan bu kaim değer belirleme yöntemine göre ağaçların değeri belirlenmesi gerekirken irtifaklı alanda kalan ağaçlara değer biçilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda değinilen hususlar eksiksiz yerine getirilmeli, bu bağlamda bilirkişi kurulundan bozma gereklerine uygun ve denetime elverişli ek rapor alınmalı, oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 450,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 18.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.