YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8484
KARAR NO : 2023/582
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/200 E., 2018/238 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil olmadığı takdirde alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, bozmaya uyan Mahkemece tapu iptal ve tescil isteminin reddine, alacak talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; davaya konu taşınmazların davalılar adına tapuya kayıt ve tescilli olmasına rağmen, gerek kadastro tespiti öncesi gerekse sonrası iyi niyetli malik sıfatıyla zilyetliklerinde bulunduğunu, bahse konu tarla vasfındaki taşınmazlar üzerine binalar inşa edip narenciye bahçesi haline getirdiklerini, yapıların değerinin arazinin değerinden oldukça yüksek olduğunu ileri sürerek; davalılar adına kayıtlı taşınmazların tapusunun iptali ile uygun bir bedel karşılığında adlarına tescilini talep etmişler, 25.12.2014 tarihli ıslah dilekçelerinde; taşınmazlar üzerine yapmış oldukları düğün salonu, iki adet konut, restoran, ahır, çay bahçesi ve büfe olarak kullanılan muhdesatlar ile bunların otopark dahil diğer zorunlu kullanım alanlarına ait tapuların iptali ile adlarına tescilini, davalılara ödeyecekleri tazminat bedelinden tarımsal muhdesat bedelinin mahsubunu, mahsup edilmediği takdirde tarımsal muhdesat bedeli olarak şimdilik 107.360,34 TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, taşınmazlar üzerine yapılan ve dikilen tüm muhdesatlar ile faydalı ve zorunlu masrafların karşılığı olarak şimdilik 979.510,88 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar; davacıların kötü niyetle yapmış oldukları muhdesatların yıkılması gerektiğini, taşınmazın değerinin muhdesatların değerinden fazla olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; kadastro mahkemesi kararı ile davaya konu taşınmazların hükmen davalılar adına tapuya tescil edildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, buna rağmen davacıların taşınmazlar üzerindeki müdahalelerini sürdürmeye devam ettikleri, davacıların iyi niyetli olduklarından söz edilemeyeceği, taşınmazlar üzerine restaurant, ev, ahır gibi yapılar yapıp, bir kısımına da ağaçlar diktikleri, restaurant alanına döşenmiş olan asfalt ve taş kaplamalar ile süs havuzunun yapı niteliğinde olmadığı, yine eski ahır olan yapının herhangi bir ekonomik değer ifade etmediği, bilirkişi raporu ile bunlar için 78.066,00 TL değer biçilmiş ise de, işbu miktarın davalılardan tahsilinin hakkaniyete aykırı olacağı, diğer yapı ve ağaçların bedelinin ise 901.444,88 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle; tapu iptal ve tescil isteminin reddine, taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar ve zirai muhdesatlar nedeniyle tazminat talebinin kısmen kabulü ile 901.444,88 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay ( Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarihli ve 2015/16752 E., 2016/4074 K. sayılı ilamıyla; tarafların sair temyiz itirazları reddedildikten sonra,
“…mahkemece davacıların özellikle taşınmazlar üzerindeki muhdesatların bedelinin tazmini istemleri yönünden dava kısmen kabul ile sonuçlandığı ve davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri halde kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine vekalet ücreti taktiri gerektiğinin göz ardı edilmesi isabetsizdir…
…Somut olayda davacı taraf dava değerini 10.000,00 TL olarak bildirmiş, yargılama sırasında sunduğu ıslah dilekçesi ile dava değerini artırmış ve harcını da ikmal etmiştir. Hal böyle olunca, kabul edilen 10.000,00 TL’lik alacak yönünden dava tarihinden, geriye kalan miktar yönünden ise ıslah talep tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerekirken alacağın tümünün dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi isabetsizdir… ” gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aynı gerekçeyle, tapu iptal ve tescil isteminin reddine, taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar ve zirai muhdesatlar nedeniyle tazminat talebinin kısmen kabulü ile 901.444,88 TL’nin 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden, ıslahla artırılan 891.444,88 TL’sinin ıslah tarihi olan 25.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairenin 16.02.2022 tarihli ve 2021/9076 E., 2022/1138 K. sayılı ilamıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacılar vekili; davaya konu ilgili parsel sayılı taşınmazları iyi niyetle malik sıfatıyla zilyetliklerinde bulundurduklarını, bu nedenle en azından muhdesatlar ve bunların zorunlu kullanım alanları ile sınırlı olarak tespit edilecek alana dair tapu iptal ve tescil istemlerinin kabulü gerektiğini, alacak talepleri yönünden ise muhdesatların değerinin oldukça düşük hesaplandığını, yaşanan ekonomik kriz nedeniyle muhdesatlar için belirlenen miktarın gelinen aşamada zararlarını karşılamakta yetersiz kaldığını ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).
2. Yargıtay Dairesince bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
3. Değerlendirme
1.Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bozma kararında belirtilen gerektirici sebeplere, Mahkemece uyulan bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verilmiş olmasına, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, davacılar vekilinin karar düzeltme dilekçesinde bildirdiği sebeplerin Dairece verilen onama kararının düzeltilmesini gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşılmıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Karar düzeltme talebinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye karar düzeltme harcı ile para cezasının karar düzeltme isteyenlere yükletilmesine,14.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.