YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/805
KARAR NO : 2023/1204
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2014 tarihli ve 2014/752 Esas, 2014/618 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis ve 1.300,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 30.01.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
… Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022 tarihli ve 2022/6619 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156427 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156427 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun’un 58/1. maddesinde yer alan, “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.” şeklindeki düzenlemeye nazaran, tekerrüre esas alınan … Ağır Ceza Mahkemesinin 09/06/2006 tarihli ve 2001/242 esas, 2006/10 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 23/06/2009 olduğu, anılan kararın kesinleşme tarihinin inceleme konusu dosyadaki suç tarihi olan 02/04/2009 tarihinden sonra olduğu, anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gibi, adli sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmaması karşısında, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2014 tarihli ve 2014/752 Esas, 2014/618 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis ve 1.300,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın … Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2006 tarihli ve 2006/10 Esas, 2006/139 Karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğu gözetilerek, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, “- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Tekerrüre esas alınan ilam incelendiğinde; … Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2002 tarihli ve 2002/129 Esas, 2002/127 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin, 02.06.2003 tarihinde kesinleştiği ve infazı için Cumhuriyet başsavcılığına gönderildiği, 5237 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi nedeniyle yapılan uyarlama yargılaması sonucu … Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2006 tarihli ve 2006/10 Esas, 2006/139 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin 23.06.2009 tarihinde kesinleştiği, cezaların ise 09.05.2009 tarihinde infaz edildiği anlaşılmıştır.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükümlerinin uyarlama yargılaması sonucunda hükümlü hakkında yeniden mahkûmiyet kararları verilmesi nedeniyle tekerrüre esas olma koşulunun ortadan kalkmadığı ve uyarlama yargılaması sonrasında verilen mahkûmiyet kararlarının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olmasının tekerrür uygulamasına engel teşkil etmeyeceği, yalnızca infaz aşamasında tekerrüre esas ceza miktarı ile ilgili olarak göz önünde bulundurulmasının gerekeceği anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine, ancak;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası, 230, 232 ve 289 uncu maddeleri gereğince, mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulmasının gerektiği, kanun yararına bozma istemine konu … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2014 tarihli ve 2014/752 Esas, 2014/618 Karar sayılı kararı incelendiğinde; yalnızca “sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yargıtayca sair temyiz itirazlarının reddine ancak mükerrir sanık hakkında TCK.nın 58 maddesinin uygulanması ihtimaline binaen TCK.nın 58 maddesinden ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulduğundan bahisle bozulmuş, mahkememizce bozma ilamına uyulmuş, sanığa TCK.nın 58 maddesinden ek savunma hakkı verilmiş, yargıtay ilamı ile de sair temyiz itirazlarının reddedilmek suretiyle sabit görülen ve mahkememizin 2009/838 esas, 2010/147 karar sayılı ilamında değinilen gerekçelerle sabit görülen dolandırıcılık eylemi nedeniyle aşağıdaki şekilde cezalandırılmasına karar verilmiştir.” denilmek suretiyle Anayasa ve 5271 sayılı Kanun’un amir hükümlerine aykırı olarak gerekçesiz hüküm kurulduğu ve bu husus Kanun’a aykırı olup inceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin … Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, … Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.