Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/5109 E. 2006/6133 K. 17.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5109
KARAR NO : 2006/6133
KARAR TARİHİ : 17.07.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı idarece Trafo yeri olarak gereksinim görülen dava konusu 21 parsel sayılı taşınmazın 188 m2’lik kısmının kıymet takdir komisyonunca belirlenen değeri karşılığında devri için taşınmaz mal sahibi olan davalı idareye teklifte bulunduğu, taşınmaz mal sahibi idarece alıcı davacı idareye gönderilen ve 27.10.2004 tarihinde tebliğ olunan 25.10.2004 gün 1917 sayılı yazı içeriğinde tarafların ilke olarak devir konusunda anlaşmış olmalarına karşın alıcı idarenin teklif ettiği bedelin düşük olduğu gerekçesiyle taşınmaz mal sahibi olan idarece uygun görülmediği ve böylece bedelde anlaşmazlık olduğu anlaşılmaktadır. Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 30. maddesinin 3. fıkrasında taraflar bedelde anlaşamadıkları taktirde alıcı idarenin devirde anlaşma tarihinden itibaren 30 gün içinde 10. maddede yazılı olan usule göre mahkemeye başvurarak kamulaştırma bedelinin tespitini isteyeceği öngörülmüştür. Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere tarafların ilke olarak devir konusunda anlaşmış olmalarına karşın alıcı idarenin teklif ettiği bedelin taşınmaz mal sahibi idarece uygun görülmediği böylece bedelde anlaşmazlık doğduğu, bu hususun mal sahibi idarece karşı tarafa (alıcı idareye) yöntemince 27.10.2004 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğ tarihi ile davanın açıldığı, 27.12.2004 tarihi arasında anılan yasa maddesinde öngörülen
30 günlük mahkemeye başvurma süresinin geçmiş bulunduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile ret kararı verilmiş olması yerinde değil ise de, sonucu itibariyle ve yukarıdaki gerekçe ile davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığından sair temyiz itirazı yerinde değildir.
Ancak;
Davada kendisini vekille temsil ettiren davalı idare lehine -Davanın niteliği gözönünde tutularak- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine nisbi tarife üzerinden ücret taktiri doğru değil ise de, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3 nolu bendindeki “l.478,00 YTL.”‘nin çıkartılarak yerine “400,00 YTL.” yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 17.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.