Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12588 E. 2023/444 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12588
KARAR NO : 2023/444
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

A. Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde;

Taraflar arasındaki asıl davada kıymet takdirine itiraz şikayeti ve birleşen davada ihalenin feshi isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince kıymet takdirine itiraz davasının süre aşımı nedeniyle reddine, mahkemenin birleşen 2021/583 esas sayılı dosyası yönünden; davanın reddine, davacı aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının mahkumiyetine karar verilmiştir.

Kararın davacı/borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar” düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, kıymet takdirine itirazın süre aşımı yönünden reddine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır.

Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR
Açıklanan sebeple;

Bölge Adliye Mahkemesinin asıl dava yönünden kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, asıl dava davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B. Birleşen dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise;

Taraflar arasındaki asıl davada kıymet takdirine itiraz şikayeti ve birleşen davada ihalenin feshi isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince kıymet takdirine itiraz davasının süre aşımı nedeniyle reddine, mahkemenin birleşen 2021/583 esas sayılı dosyası yönünden; davanın reddine, davacı aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının mahkumiyetine karar verilmiştir.

Kararın davacı/borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
(1. Asıl dava ve temyiz sebepleri yukarıda değerlendirilmiştir.)
2. Davacı/borçlu vekili birleşen dava dilekçesinde; kıymet takdirinin tebliğ edilmemesinin ihalenin feshi sebebi olduğunu, yine satış ilanı ve şartnamesinde taşınmazın önemli niteliklerinin yazılmadığını bu durumun katılımı etkilediğini, taşınmazın düşük fiyata satıldığını belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden kıymet taktirine itiraz istemi yönünden şikayetin süre aşımından reddine, ihalenin feshi istemi yönünden süresi içinde açılmayan kıymet taktirine itiraz davası nedeniyle kıymet taktirinin kesinleştiği, taşınmazın vasıf ve niteliklerinin taşınmaz açık artırma ilanında gösterildiği, taşınmazın esaslı vasıflarında hataya düşüldüğünden bahsedilemeyeceğinden birleşen dosya yönünden davanın reddine, davacı aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı/borçlu vekili; dava ve birleşen dava dilekçelerindeki sebepler tekrar edilerek, mahkemenin yapılması gereken incelemeyi yeterli derecede yapmadığını, iddia ve taleplerini değerlendirmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının satış ilanının kendisine usulsüz tebliğ edildiğine dair bir iddiasının bulunmadığı, satış ilanının tebliğ tarihinden itibaren en geç 7 günlük süre içerisinde hazırlık işlemi mahiyetinde olan bu hususlarda bir şikayette bulunulmadığından ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, nitekim mahkemece, kıymet takdirine itiraz şikayeti de aynı gerekçe ile süre aşımı nedeniyle reddedildiği, HMK’nın 355. maddesi kapsamında dairemizce resen yapılan incelemede de bir eksiklik mevcut olmadığı görülmekle, para cezasına hükmedilmesi de isabetli olduğundan davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı/borçlu vekili; taleplerimizin ve sunduğumuz delillerin değerlendirmediğini, kıymet takdiri raporunun müvekkilce öğrenildiği tarihten itibaren kıymet takdirine itiraz süresinin başlaması gerektiğini, kıymet takdirinin borçluya tebliğ edilmemesi başlı başına haczedilen taşınmazın satışına engel teşkil edeceğini, satış ilanı ve şartnamesinde satışa konu taşınmazın önemli nitelik ve vasıflarının yazılmaması ihaleye katılımı etkilemesi sebebiyle ihalenin feshi gerektiği gerekçesiyle temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kıymet takdirine itiraz şikayeti ve usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 27.maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’ sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nun ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 27.maddesi ile eklenen fıkra ile;
” İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’ sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
” 134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir. ” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nun 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13.maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10′ u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1-Şikayetçi-borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 28.09.2022 tarih ve 2022/209 E. – 2022/2089 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),

2-Yalova İcra Hukuk Mahkemesi’nin 03.11.2021 tarih ve 2021/582 E. – 2021/934 K. sayılı kararının birleşen 2021/583 Esas sayılı dosyaya ilişkin hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin B-iki numaralı bendinde yer alan “…%10’u …” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “… % 5’i … ” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’ nın 33.maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.