YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1590
KARAR NO : 2023/529
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 ncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kooperatif ortaklığından ayrıldığını, çıkma payı alacağının ödenmemesi üzerine açtığı davanın sonuçlanarak 10.000,00 TL alacağının hüküm altına alınarak Yargıtay denetiminden geçtiğini, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.02.2013 tarihli, 2012/418 E., 2013/69 K. sayılı ilamında geçen 93.200,00 TL’lik alacağın saklı tutularak ıslah edilmeyen 83.200,00 TL’sinin yasal faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine davalı kooperatifin itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının yaptığı haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili kooperatife üyeliği ve sözde aidat ödemeleri muvazaalı olduğu gibi müvekkilden hiçbir hak ve alacağının da bulunmadığını, davacı tarafın gerçekte hiç ödemediği aidatların iadesini istediğini, kooperatif eski yönetiminin dava dışı yüklenici firma ve aralarında davacının da bulunduğu fiktif üyelerin hileli işlemleri neticesinde haksız bir şekilde davacı tarafın alacaklı gibi gösterilmek istendiğini, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen söz konusu dava dosyasında davacının üyeliğinin gerçek bir üyelik olup olmadığı hususu incelenmeden karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı kooperatif üyeliğinden istifa ettiği, kesinleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/416 E. sayılı dosyası kapsamında davacının ödemiş olduğu aidat miktarı ve alacağın muaccel olduğu tarih ile genel gider miktarı tespit edildiği, davacının toplam ödemesinden genel giderin düşülmesi ve bahsi geçen mahkeme kararı ile hüküm altına alınarak kesinleşen miktar dikkate alınarak bakiye çıkma payı alacağının ve takip tarihine kadar birikmiş faiz alacağının hesap edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının alacağını ispat edemediğini, alacak konusu senetlerin ödendiğine dair delil sunmadığını, davacının üyeliğinin muvazaalı olduğunu, kooperatiften hiçbir alacağının bulunmadığını, kooperatifin fiktif üyelerinden olduğunu, senetlerin tamamının kooperatif eski yönetimi ve yüklenici firma arasında danışıklı olarak işlem gördüğünü, hiçbir şekilde üyelerden tahsil edilmediğini, senet bedelinin ödendiğini ispat yükünün davacıda olduğunu halde aidatları ödediğinin ve alacaklı olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, davacının da aralarında olduğu bir kısım fiktif üyenin aynı tarihlerde istifa ettiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çıkma payı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17 nci maddesi birinci fıkrası, Kooperatif Anasözleşmesi’nin 15 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacının 18.02.2008 tarihinde kooperatif üyeliğinden istifa ettiği, sonrasında çıkma payı alacağının tahsili istemiyle 10.000,00 TL üzerinden açmış olduğu kısmi davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/416 E., 2013/69 K. sayılı kararı davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 19.01.2015 tarihli, 2014/4560 E., 2015/280 K. sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, davacının bahsi geçen davada bilirkişi raporu ile tespit edilen ve ıslahla artırılmayan alacak kısmına ilişkin için icra takibi başlattığı, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davada itirazın iptali isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
3. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17/1 nci maddesi ve anasözleşmenin 15/1 nci maddesi gereğince, davacı çıkma payı alacağı olarak ayrıldığı yıl sonu bilançosuna göre hesaplanacak olan genel gider hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkına haiz olup, ayrıldığı yıl sonu bilançosunun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ayın sonunda bu alacak temerrüt ihtarına gerek kalmaksızın muaccel olur ve talep edilebilir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ödediği aidat miktarından ayrıldığı yıl bilançosuna göre hissesine düşen genel gider payı ile mahkeme kararı ile kesinleşen miktar da düşüldükten sonra anılan madde hükmüne uygun olarak hesap edilen bakiye çıkma payı alacağına ilişkin mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
4