YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27725
KARAR NO : 2023/851
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, anılan Kanunun 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenlerinin; mağduru kamu görevi nedeniyle aramadığına, hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve mağdurun şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın mağdurun cep telefonuna “Benim s… kadar adamsın… Köpek gibi biliyorsun bunu…” Sen gibi dansöz erkeklere de bakacaktım Sen bana çeketin ilikli geldin lan… Beni s… için ankaraya gel lütfen” şeklinde mesajlar göndermek suretiyle hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada, sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden
Sanığın cep telefonuna gönderdiği mesajlarla mağdura yönelik hakaret suçunu işlediğine dair, Mahkemenin inanç ve takdirinde,
Sanığın adli sicil kaydında kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel sabıkasının bulunduğu anlaşıldığından, Mahkemece,”sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması nedeniyle şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
B. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. 5237 sayılı Kanun’un üçüncü maddesinin (a) bendinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun’un altıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi gerektiği, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.
Somut olayda, sanığın daha evvel çalıştığı hastanede memur olarak çalışan mağdura hakkında asılsız çıktığını iddia ettiği dedikodular nedeniyle cep telefonundan gönderdiği mesajların mağdura karşı kamu görevi nedeniyle olmadığı ve mağdurun şikayetten vazgeçtiği ve anılan Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü bendi uyarınca sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulduktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanık hakkında anılan Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uygulanmak suretiyle hüküm kurulması,
2. Kabule göre de,
a. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan önceki mahkûmiyetin kesin nitelikteki adli para cezasından ibaret olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ve seçimlik ceza öngörülen hakaret suçunda, sanığın mükerrir olması nedeniyle anılan Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre hapis cezasının tercih edilmesi ve mükerrir olması nedeniyle anılan Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması,
b. Sanığın aşamalarda daha evvel çalıştığı görev yerinde, mağdurun hakkında hırsız olduğu şeklinde dedikodu yaptığını ve bu hususu sormak için kendisini aradığında aramalarına cevap vermemesi üzerine bahse konu mesajları çektiği şeklinde beyanda bulunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilip sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yasal olmayan ve “suçun işleniş biçimi ve delil durumuna göre sanık hakkında anılan Kanun’un 129 uncu maddesinin uygulanması talebinin reddine” şeklindeki yetersiz gerekçeyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması,
c. Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince “Sanığın kişiliği, sabıkalı geçmişi nazara alındığında ve cezanın caydırıcılık etkisi de gözetilerek sanığın adli sicil kaydının incelenmesinden daha önceden kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin bulunması nedeniyle anılan kanunun 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine takdiren yer olmadığına” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
d. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.