YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22285
KARAR NO : 2023/715
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/258 E., 2015/56 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanık …, sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama, düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2013/258 Esas, 2015/56 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 126.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafilerinin temyizi; sanığın atılı suçları işlemediğine, sanık …’in yalan beyanda bulunduğuna, suç kastının bulunmadığına,
2. Sanık …’un temyizi; atılı suçları işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına,
3. Sanık … müdafiinin temyizi; sanığın atılı suçları işlemediğine, diğer sanıkların yalan beyanda bulunduklarına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar … ve …’nün suç tarihinde iş ortağı olduklarını, katılan … ile sanıklar arasında suç tarihinden yaklaşık 1 yıl öncesine dayalı 60.000,00 TL bedelli iş makinası satışına ilişkin ticari ilişki kurulduğunu, iş makinesinin diğer sanık … ve İsmail tarafından ortak olarak alındığını ancak bedelinin ödememesi sebebiyle iş makinesinin geri alındığını, bu olaydan 20 gün sonra sanık …’in katılan … ile tekrar temasa geçerek elinde 82.500,00 TL bedelli çek olduğunu ve tekrar iş makinesi almak istediğini çekin diğer sanık …’da olduğunu kendisine avukatlık ücreti ödenmesi halinde çeki alabileceğini belirttiğini, katılanın ikna olarak çekin kendisine fakslanmasını istediğini ve Anıl’a ait bürodan çekin fakslandığını, katılan tarafından çekin bankaya sordurulduğunu ve herhangi bir sorun çıkmaması nedeniyle katılanın anlaşmayı kabul ettiği, çekin kendisine gönderilmesi için 3.000,00 TL’yi sanık …’a havale ettiğini daha sonra çekin katılana ulaştırıldığını ve katılan …’in çek bedelini tahsil edebilmek için yanında çalışan diğer katılan … aracılığıyla Garanti Bankası Bursa Küçük Sanayi Şubesine ibraz ettirdiğini yapılan incelemede çekin sahte olduğunun belirtildiği sanıkların bu şekilde iştirak halinde atılı suçları işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanıkların savunmalarında özetle;
a) Sanık …’nün savunmasında, katılan … ile aralarındaki iş makinesi ticaretine ilişkin ilk olayı doğruladığını, ancak makinenin borcunu ödeyemedikleri için iş makinesini iade ettiklerini daha sonra çek verilmesi olayı ile ilgili bilgisinin bulunmadığını belirterek atılı suçlamaları kabul etmediğini savunmuş olduğu,
b) Sanık …’nün savunmasında, katılan … ile aralarındaki alışverişte vermiş olduğu çeki kendisine ortak iş yaptığı …’nün kendisine olan borcuna karşılık verdiğini, çeki verirken yanında kendisinin avukat olduğunu söylediği sanık …’ın da bulunduğunu, sanık …’ın çekteki bedelin 5.000,00 TL’lik kısmını Anıl’a verilmesini istediğini bunun üzerine kendisinin 2.000,00 TL’yi sanık …’a verdiğini kalan 3.000,00 TL’yi de katılanın gönderdiğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini savunmuş olduğu,
c) Sanık …’un savunmasında, olayla ilgisinin olmadığını sanık …’ın yönlendirmesi ile hesabına gelen parayı sanık …’ın bildirdiği kişiye verdiğini, atılı suçları kabul etmediğini savunduğu,
Belirlenmiştir.
3. Sanıkların eylemi neticesinde atılı suçlara ilişkin olarak;
Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 23.09.2013 tarihli Uzmanlık Raporuna göre, çekin orijinal olmayıp külliyen sahte olarak oluşturulduğunun, aldatma kabiliyetini haiz olduğunun, çekin arka yüzündeki … yazıları ve imzasının sanık …’ye ait olduğunun bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
4. Mahkemesince sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2013/258 Esas, 2015/56 Karar sayılı kararında, sanıkların çelişkili savunmaları, katılanların beyanları, çekin tamamen sahte oluşturulduğuna dair kriminal ekspertiz raporunun da bulunması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii, sanık … ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanıkların iştirak halinde satın almış oldukları iş makinesine karşılık tamamen sahte oluşturulmuş çeki vermek suretiyle işledikleri suça ilişkin haklarında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii, sanık … ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 inci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısı 5 gün olarak belirlenip bu miktar üzerinden uygulama yapıldıktan sonra sonuç cezanın haksız elde olunan yararın iki katına çıkartılması suretiyle, sanıklar hakkında fazla adli para cezası tayin edilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2013/258 Esas, 2015/56 Karar sayılı kararında sanık … müdafii, sanık … ve sanık … müdafiinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2013/258 Esas, 2015/56 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “5 Gün”, “4 Gün”, “80 TL” ve “126.000 TL” terimlerinin çıkartılarak yerine, sırasıyla “6300 gün”, “5250 gün” ve “105.000,00 TL” ibarelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasındaki “Ancak TCK’nın 158/1-son cümle uyarınca adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağından sanıkların ayrı ayrı 126.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE AYRI AYRI CEZALANDIRILMALARINA,” cümlesinin tamamen çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.