Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/29778 E. 2023/802 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29778
KARAR NO : 2023/802
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

C. Tebliğnamede hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, atılı suçları işlemediği, iftiraya uğradığı ve tanıkların yalan beyanda bulundukları vesaire; ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, … Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunduğu, Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na nakledilmesine karar verildiği, görevli memurlar tarafından eşyalarının toplanması konusunda uyarıldığı esnada görevli memur olan şikâyetçi …’a hitaben “Eşyalarımı toplamıyorum, sen mi beni göndereceksin, bu cezaevini senin başına yıkarım, … seni sürgün ettireceğim.” diyerek tehdit ettiği, bu taşkınlıkları üzerine sanığın ikna edilerek eşyalarını topladığı ve cezaevi çıkışı için arama noktasına getirildiği, arama noktasında bulunduğu esnada görevli memur olan şikâyetçiler …, … ve … ile mağdur …’ a hitaben “Ben terörist miyim? onlar sizi sinkaf etsinler, sizi sinkaf eden yaranır, memurların anasını sinkaf etsinler, ağzınıza s…rım, defolun gidin bana dokunmayın.” diyerek zincirleme surette hakaret ettiği, arama işlemlerinin bitirilmesinin ardından kurum aracına görevli memur olan şikâyetçiler …, … ve … ile mağdurlar … ve … ile birlikte bindiği esnada araç içerisinde şikâyetçi ve mağdurlara hitaben “… ile …’ i sürgün ettireceğim, o kısa saçlı …’ ya ne yapacağımı biliyorum, ona birşey yapmadan buradan benim ölüm çıkacak, buranın dışarısı da var, ben …lıyım, buraya erkek yığacağım, Hakimi Savcıyı sürgün ettirdim, … ile …’ i ağzına s..yım, onları sinkaf etsinler, analarını sinkaf ettireceğim, silah ruhsatı vermediler, verselerdi o Hakimi vurdururdum, …’nın kurum müdürünü de sürgün ettirdim.” diyerek hakaret ve tehditlerine devam ettiği, sanığın savunması, mağdurlar ve şikâyetçilerin beyanları, yeminli tanık anlatımları, dosyada mevcut tutanaklar ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. (C) numaralı bentte açıklanan gerekçeler çerçevesinde Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın savunması, mağdur ve şikâyetçilerin aşamalardaki istikrarlı beyanları, olay tarihli tutanak, Ceza İnfaz Kurumu’n da şoför olarak görev yapan tanık …’nin aşamalarda aracın içerisinde meydana gelen olayları doğrulaması ve aynı zamanda da sanığı tanımadığını belirtmesi, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçların sübutuna ilişkin Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
C. Sair Yönlerden
1. Hakaret Suçu Yönünden
a. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda sanığın Ceza İnfaz Kurumu’nun arama noktası ile Kurum’a ait aracın içerisinde gerçekleştirdiği hakaret eylemlerinde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
b. 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanması sırasında yapılan hesap hatası sebebiyle sonuç hapis cezasının “1 yıl 14 ay 7 gün” yerine “2 yıl 2 ay 7 gün” olarak fazla tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. (1) Numaralı Bozmaya Uyularak Yapılan İncelemede Aleniyet Unsurunun Oluşmadığının Kabulü Halinde Hakaret ve Tehdit Suçları Yönünden
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu, anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanık …’nın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.