YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10585
KARAR NO : 2023/1707
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2017 tarihli ve 2016/165 Esas, 2017/248 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı
maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri ((a) bendi sadece sanık … hakkında), 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.02.2018 tarihli ve 2017/1944 Esas, 2018/311 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri ((a) bendi sadece sanık … hakkında), 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.02.2021 tarihli ve 2021/554 Esas, 2021/1155 Karar sayılı kararı ile özetle olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanıklar hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen temel cezada hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesi ile bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.06.2021 tarihli ve 2021/875 Esas, 2021/1775 Karar sayılı kararıyla
1. Sanık … hakkında, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar … ve … hakkında, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi; suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerde hakkaniyete uygun şekilde alt sınırdan uzaklaşılmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanıklar müdafiinin temyiz istemi; sübuta ve haksız tahrik nedeniyle yapılan indirimin en üst hadden yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık … ile katılanın kardeş oldukları, sanıklar … ve …’ın sanık …’in oğulları olduğu, sanıklar ve katılan arasında olay tarihinden öncesine dayanan arazi anlaşmazlığı nedeniyle ihtilaf bulunduğu, olay günü katılanın yeğeni M.I. ile birlikte anlaşmazlığın konusu olan fındık bahçesinde ölçüm yaptığı esnada sanıklar … ve …’nın olay yerine geldikleri ve katılan ile aralarında tartışma yaşandığı, tartışmayı duyan sanık …’in de gelerek tartışmaya dahil olduğu, kavgaya dönüşen tartışmada sanıkların sopa ve girebi denilen silahtan sayılan aletlerle katılanı darp ettikleri, katılan hakkında Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesince düzenlenen 02.08.2017 tarihli rapora göre kafa parietalde yaklaşık 5 cm’lik kesi, her iki skapula arasında morluk ve yüzeyel kesi, sırtta yaygın laserasyonlar, pnömotoraks, sol ön kolda yüzeyel sıyrık ve sol bacak lateralde laserasyon ile 8. kotta fraktür meydana getiren yaralanması sonucu yaşamsal tehlikeye geçirdiği ve kemik kırığının hayati fonksiyonlarını orta (2) derecede etkilediği anlaşılmıştır.
2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (C) paragrafında bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerde hakkaniyete uygun şekilde alt sınırdan uzaklaşılmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanıklar müdafiinin sübuta ve haksız tahrik nedeniyle yapılan indirimin en üst hadden yapılması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları ile bu beyanı destekleyen tanık M.I’nın beyanı ve katılanın yaralanmasına ilişkin Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesince düzenlenen 02.08.2017 tarihli adli tıp raporu ile saptandığı, sanıklar ile katılan arasında arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan kavgada sanıkların özellikle katılanın hayati organlarının bulunduğu bölgeyi hedef alarak vurduğuna dair delil bulunmadığı, sanıkların engel hal olmamasına karşın eylemlerine devam etmedikleri, katılanın olay yerinde uzaklaşmasına izin verdiklerinin tanık beyanı sabit olması karşısında sanıkların eyleme bağlı ortaya çıkan kasıtlarının yaralamaya yönelik olduğunun tespit edildiği, sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen temel cezalarda orantılı, hakkaniyete uygun ve sonuca
etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşıldığı, katılanın anlaşmazlığa konu araziye giderek ölçüm yaptığı sırada taraflar arasında çıkan tartışma ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının net olarak tespitinin mümkün olmadığının anlaşıldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas- 2002/367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarına göre sanıklar hakkında haksız tahrik nedeniyle asgari oranda (1/4) indirim yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup kurulan hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.06.2021 tarihli ve 2021/875 Esas, 2021/1775 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.