YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14511
KARAR NO : 2023/2671
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, re’sen de temyize tabi olan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli, 2015/166 Esas, 2016/317 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … K. hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli, 2015/166 Esas, 2016/318 Karar sayılı kararının sanık … ve müdafii, sanık … T. ile sanık … K. ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 26.02.2018 tarihli ve 2018/231 Esas, 2018/1128 Karar sayılı kararı ile;
“Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenlerin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mahkemenin 16.09.2015 tarihli duruşmasında haklarında suç duyurusunda bulunulan Hanifi, Fikret ve Fevzi Can hakkındaki soruşturma dosyasının, dava açılmış ise dava dosyası asılları veya onaylı örneklerinin getirtilerek dosya içine konması ve adı geçenlerin sanıkların savunmaları doğrultusunda dinlenilerek sonucuna göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
C. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2021/50 Esas, 2021/174 Karar sayılı kararı ile Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/175 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/175 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
D. Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2018/175 Esas, 2022/156 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrası uyarınca 15 yıl hapis ve 6.000 TL adli para cezası
ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar … ve … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında etkin pişmanlık ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
2. Usul ve yasaya aykırı olarak, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Temyiz kanun yoluna başvurulduğuna,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Etkin pişmanlık hükümleri dahil lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
3. Usul ve yasaya aykırı eksik inceleme sonucu karar verildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Somut olayda sanıklar …, … . ve … .’ün iştirak iradesi içerisinde Diyarbakır ilinde tedarik ettikleri uyuşturucu maddeyi Mersin iline naklettikleri sırada, 18/12/2014 tarihinde Şanlıurfa İli, Birecik İlçesinde uygulama noktasında kolluk görevlilerine suç üstü yakalandıkları, … plakalı gri renkli Hyundai marka otomobil ile … ve … .’nın önden gözcü olarak hareket ettiği, arkadan ise, …
T.’ün sevk ve idaresinde ki …plaka sayılı …. marka kahverengi araç ile uyuşturucuyu taşıdığı, Birecik Sulh Ceza (Kapatılan) Mahkemesinin 2014/242 D.İş sayılı kararına istinaden Birecik İlçesi …. Mahallesi …. Tesisleri önünde yapılan uygulama esnasında, uygulama noktasına yaklaşık 200 metre kala adli kolluğu farkeden …’nın sevk ve idaresindeki araç ile aniden Petrol istasyonuna girdiğinin fark edilmesi üzerine aracın yanına giderek arama yaptıkları esnada yaklaşık 6-7 dakika sonra arkadan gelen … T.’ün sevk ve idaresindeki …plaka sayılı aracın kontrol noktasında durdurulduğu,…. plaka sayılı araçta yapılan aramada, aracın bagaj kısmında stepne yerine saklanmış vaziyette, iki paket siyah poşete sarılı vaziyette daralı ağırlığı 33 kilogram gelen esrar olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiği, aracın stepnesinin ise yerinde olmadığının görüldüğü, … plakalı araçta yapılan aramada ise, …plakalı aracın stepnesinin ve bu araca ait geçici tescil belgesinin ele geçirildiği, bu hususun da olay yerinde görevli kolluk görevlilerince 18/12/2014 tarihli olay arama el koyma ve yakalama tutanağı ile kayıt altına alındığı, söz konusu maddeler üzerinde Diyarbakır Kirminal Laboratuvarı tarafından yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen 29/12/2014 tarihli ve DYR-KİM-14-10270 Uzmanlık Numaralı ekspertiz raporuna göre, inceleme konusu maddenin hint keneviri bitkisine ait olduğu ve elde edilebilecek net esrar miktarının 5562 gram olarak hesaplandığı,
18/12/2014 tarihli olay yeri arama el koyma ve yakalama tutanağına göre, sanıklar … ve … K.’nın içerisinde bulundukları ….. plaka sayılı …..ai marka aracın içerisinde …… palaka sayılı araç markasıyla aynı …. Marka araca ait yedek lastik ve …… plaka sayılı araca ait 09/12/2014 tarihli araç tesciline ilişkin geçici belge ibareli ……TC kimlik numaralı … adına vekili … tarafından imzalanmış belge olduğunun tespit edildiği, ayrıca 18/12/2014 tarihli adli kolluk telefon görüşmesi tutanağına göre uyuşturucu maddenin yakalandığı ….. plakalı aracın yasal sahibi olan …’nin oğlu ….. ile görüşüldüğü, …..’ın uyuşturcu maddenin yakalandığı ….. plaka sayılı aracı …. plaka sayılı araç içerisinde yakalanan sanık … vasıtasıyla satın aldığını, sanık …’ın ….. plaka sayılı aracı (uyuşturucu maddenin yakalandığı) kendisine getireceğini ancak getirmediğinin belirtilmiş olduğunun tespit edildiği,
Birleşen dosya sanıkları ….,…. hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan ve 2021/50 Esas, 2021/174 Karar ve 02/03/2021 Tarihli birleştirme kararı ile iş bu dosyaya birleşen yargılamada savunmaları alınan Hanifi, Fikret ve Fevzi Can isimli şahısların üzerilerine atılı olan suçlamayı kabul etmedikleri, ….,… isimli sanıkların üzerilerine atılı olan suçu işledikleri yönünde diğer sanıkların soyut ve birbiri ile çelişen beyanlarının dışında somut herhangi bir delil elde edilemediği anlaşılmıştır.
Ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve niteliği, ele geçiriliş şekli dikkate alındığında sanıklar … … ve …’nın üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
Etkin pişmanlık konusunda sanıkların samimi olup olmadığının ve verdiği bilgilerin yararlı olup olmadığının dikkatli değerlendirilmesi gerektiği, sanıkların bildirdiği….ve …. hakkında mahkûmiyet hükmü kurulamadığı, bu bağlamda sanıkların aşamalarda verdikleri çelikli bilgilerin faydalı olmadığı anlaşılmakla sanıklar … ….., ve …. hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmamıştır.
IV. GEREKÇE
Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde;
5271 sayılı Kanun’un “Duruşmada hazır bulunacaklar” başlıklı 188. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam edilebileceği düzenlenerek hakime takdir hakkı tanındığı, 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında ise hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez hükmünün ise sanığın esas hakkındaki sorgusu ve savunması zorunlu müdafiin hukuki yardımından yararlandırılarak alınmış ve bütün usul işlemlerinin tamamlandığı dosyalar sadece hüküm aşamasında müdafiin yokluğu nedeniyle celselerin ertelenmesinin önüne geçilmesi amaçlanılmış olup, 5271 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrasında 150 nci madde hükmüne göre görevlendirilen müdafi, duruşmada hazır bulunmaz veya vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veya görevini yerine getirmekten kaçınırsa hâkim veya mahkeme derhal başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar. Bu durumda mahkeme oturuma ara verilebileceği gibi oturumun ertelenmesine de karar verileceği düzenlenmiş olup somut olayımızda;
1. Duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken sanık … K. müdafiisinin mazeret dilekçesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden müdafi yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilmesi suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanık … müdafii Av. ….’un 14.03.2022 tarihli e-imzalı dilekçesi ile sanık müdafiiliğinden istifa ettiği, bozma sonrası yapılan yargılamada esas hakkındaki mütaalanın verildiği 15.03.2022 tarihli celse de sanık müdafiinin duruşmada hazır bulunmaması üzere 5271 sayılı Kanun’un
151 inci maddesi uyarınca başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemleri yapması gerektiği gözetilmeden yargılama devam edilerek hüküm tesis edilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
3. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmış olması aralarındaki hukuki ve fiili irtibat, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına sağlayacağı katkı açısından sanık … hakkındaki kararında açıklanan gerekçeyle diğer sanıklarla birlikte incelenmesi zorunluluğu,
Kabule görede;
4. Sanıklara verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı yerine, “ 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa’nın 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan düzenleme uyarınca geri kalan adli para cezasına karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği” ibaresinin yazılması,
5. Sanık … T. hakkında bozma öncesi kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmamış olması ve hükme yönelik aleyhe temyiz olmaması nedeniyle, bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinin ve tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2018/175 Esas, 2022/156 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.
….