YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33689
KARAR NO : 2023/9048
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 nci maddesinin üçüncü fıkrasını (a) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2020 tarih ve 2016/13937 sayılı Tebliğnamesi ile hükmün onanması yönünde görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin, sanığın spor kulübü başkanlığı yaptığı dönemde, şike davaları sürecinde yargılandığı ve beraat kararının Yargıtay tarafından onandığı, olay sırasında sanığın Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulunca, yargı kararlarına uyulmaması nedeniyle hakaret kastı olmadan eleştiri hakkını kullandığı, sanığın suç kastının bulunmadığı, eylemin düşünce açıklama niteliğinde olduğu, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu tarafından Yargıtay kararına paralel bir karar verilmemesi nedeniyle kulüp yöneticisi sanığın eleştiri hakkını kullandığı, sözlerin içeriğinde hakaret bulunmadığı, bu nedenlerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde katılanın Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu Başkanı olduğu, sanığın … TV isimli televizyon kanalında yayınlanan bir programa katılarak “… Yargıtay kararlarını alacaksın o Tahkim Kurulu Başkanının kafaya vuracaksın. Diplomasını da elinden alacaksın, Avukatlık belgesini de elinden alacaksın, salacaksın sokağa. Bir tek bu kaldı geriye ..” şeklinde sözler söyleyerek katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte hakaret içeren sözler söylediği şeklinde iddia olunan olayda, Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği kabul olunarak mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu Başkanı olan katılana hitaben söylediği kabul olunan “ … Yargıtay kararlarını alacaksın o Tahkim Kurulu Başkanının kafaya vuracaksın. Diplomasını da elinden alacaksın, Avukatlık belgesini de elinden alacaksın, salacaksın sokağa. Bir tek bu kaldı geriye ..” şeklindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a. Seçimlik ceza öngören hakaret suçundan kurulan hükümde, sanık hakkında temel ceza olarak 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesi uyarınca hapis cezası tercih edildikten sonra, bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, aynı Kanun’un 50 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
b. Hakaret suçunun aleni yer olan, ulusal yayın yapan bir televizyon kanalında yayınlanan programa katılarak işlenmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüş ve açıklanan bu nedenlerle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.