YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18639
KARAR NO : 2023/593
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/158 E., 2015/23 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2014 tarihli ve 2014/2236 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 53 üncü maddesi,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin ve 43 üncü maddesinin birinci fıkraları ve 53 üncü maddesi,
Uyarınca Isparta Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2015 tarihli ve 2014/158 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararı ile;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 90.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
3. Tebliğnamede, 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesindeki Anayasa Mahkemesinin iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceğine işaret edilerek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, herhangi bir sebep belirtmeksizin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 08/07/2013 tarihinde Isparta ilinde deri organize sanayi bölgesinde deri imalatı ve satışı yapan Hitit…. Şirketi yetkililerinden Eşref Bitlis’i iş yerindeki sabit telefondan arayarak ayakkabılık deri astarı almak istediğini ve müşteri çeki vereceğini belirttiği, suça konu beş adet çekin fakslanması ve ön incelemesi neticesinde sağlam olduğu kanaatiyle sanığın 10/07/2013 tarihinde Hitit… Şirketi’ne davet edildiği, sanığın ayakkabı işi ile uğraştığına ve Hatay’da iş yerinin olduğuna ilişkin güven telkin eden davranışlar göstererek toplam bedeli 43.000,00 TL olan beş adet çeki ciro edip verdiği ve katılanlardan 14.793,79 TL bedelli malı aldığı, çeklerin kalan miktarı karşılığı olan malzemenin ise Hatay’a gönderilmesi hususunda katılan Hitit… Şirketi yetkilileri ile anlaştıktan sonra iş yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın katılanlara vermiş olduğu yasal unsurları haiz beş adet çekin bankaya ibrazı neticesinde sahte olduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık suça konu çekleri katılanlara verdiğini kabul ederek, çekleri İstanbul ilinde ayakkabı ticareti yapan ve açık kimlik bilgilerini bilmediği kendisinden önce ciranta olarak yer alan müşterileri …, … ve Halis Çetin adlı cirantalardan ayakkabı alışverişi karşılığında aldığını ve çeklerin sahte olduğunu bilmediğini savunmuştur.
4. Suça konu çeklerde keşideci görünen şirket yetkililerinin ve cirantaların bir çoğunun dinlendiği ve çeklerle ticari alışveriş yapmadıklarını, sanığı ve katılan Hitit… Şirketi yetkililerini tanımadıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
5. Sanık suça konu çekleri ne suretle temin ettiğine dair herhangi bir belge, fatura ve sevk irsaliyesi sunamamıştır.
6. Çekler üzerinde yapılan ekspertiz incelemesine göre, çeklerden iki adetinin tamamen sahte olarak üretildiği, üç adet çekin de tahrif edilmek suretiyle sahteleştirildiği, çeklerin aldatma niteliklerinin mevcut olduğu belirlenmiştir.
7. UYAP üzerinden yapılan araştırmalara göre; sanığın farklı katılanlara da sahte çekler vererek menfaat sağlaması sebebiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine hükmedilen ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden hukuki kesintiye de uğramamış benzer türden Dairemizde temyiz incelemesine konu olan yargılama dosyaları ile akıbeti bilinmeyen soruşturma dosyalarının da bulunduğu,
Bu cümleden olarak;
a) Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli, 2015/226 Esas, 2015/314 Karar sayılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümlerini havi,
b) Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli, 2014/117 Esas, 2015/69 Karar sayılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümlerini havi,
c) Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2015 tarihli, 2014/73 Esas, 2015/32 Karar sayılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümlerini havi ,
Katılanları farklı olan yargılama dosyalarının,
d) Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/12787 soruşturma numarasında kayıtlı,
e) Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/206 soruşturma numarasında kayıtlı,
Aynı sanık hakkında farklı çeklerden dolayı soruşturma dosyalarının,
Mevcut olduğu anlaşılmıştır.
8. Mahkemece sanık tarafından suça konu çeklerin ciro edilmek suretiyle Hitit… Şirketi yetkilileri olan katılanlara verildiği, ancak sanığın çeki aldığı kişilere ait kimlik bilgilerini veremediği gibi aralarındaki ticari ilişkiyi ispat eder nitelikte belgeler de ibraz edemediği, sanığın beyanlarının dolaylı ikrar içerdiği, muhatap bankaların cevabi yazılarına ve ekspertiz raporuna göre suça konu çeklerin sahte olduğu, katılan ve tanıkların istikrarlı beyanlarına üstünlük tanındığı belirtilerek sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
1. 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanığın suça konu sahte çekleri ayakkabılık deri astarı karşılığı Hitit… Şirketi yetkilileri olan katılanlar …, … ve …’a verdiği iddia ve kabulüyle resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, dosya kapsamına alınan belgeler ve UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan Olay ve Olgular Bölümünün 7 nci paragrafında da belirtilen, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesintinin de olmadığı tespit edilen birden çok derdest dosyasının bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca, “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, aynı anda verilen çekler yönünden ise TCK’nın 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği de gözetilerek, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında Olay ve Olgular bölümünün 7 nci paragrafında belirtilenler ile varsa başkaca sahtecilik eylemlerinin ve bağlantılı dava dosyalarının araştırılıp, mümkün olması halinde tüm davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, eksiklikler tamamlandıktan sonra sanığın çekleri aynı anda ya da farklı zamanda verip vermediği de tespit edilerek eylemlerinde TCK’nın 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gereken bir durumun var olup olmadığının, farklı zamanlarda işlediği eylemlerinde suç işleme kararını yenileyip yenilemediği, suç işleme kararını yenilememiş ise zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de YCGK’ nın 15.03.2016 tarihli, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18/02/2015 tarihli ve 2014/158 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle eleştirilen husus dışında hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2015 tarihli ve 2014/158 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.