YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/665
KARAR NO : 2023/1001
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/206 E., 2015/64 K.
ŞİKAYETÇİ : …
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/206 Esas, 2015/64 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği eksik inceleme sonucu karar verildiğine, … yönünden yazı imza incelemesi yapılmadığına, tanıklarının dinlenmediğine, suça konu belgelerin çek vasfı taşıyıp taşımadığının incelenmediğine, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, takdiri indirim uygulanmadığına, gerekçeli kararda hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi lehe hükümlerin tartışılmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in hakkında beraat kararı verilen, temyiz dışı sanık …’a borçlu olduğu ve …’ın isteği üzerine suça konu 34.000 TL ve 17.800 TL bedelli iki adet sahte çeki suçtan zarar gören …’a verdiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında suçtan zarar gören … ve …’ı tanıdığını ancak suça konu çeklerle bir ilgisinin bulunmadığını, çeklerin arkasında bulunan ciranta imzasının kendisine ait olmadığını beyan ederek üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.
3. Garanti Bankasının 15.06.2013 ve 29.11.2013 tarihli cevabi yazılarından suça konu çeklerin daha önce bedelleri ödenen gerçek çekler model alınmak suretiyle oluşturulan sahte çekler olduğu anlaşılmıştır.
4. Hakkında beraat kararı verilen sanık … ifadesinde sanık …’den alacaklı olduğunu, sanıktan bu alacağına karşılık suça konu çekleri suçtan zarar gören …’a göndermesini istediğini beyan etmiştir.
5. Suçtan zarar gören … ifadesinde, … tarafından bütün zararının karşılanması nedeniyle şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmiştir
6. 18.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi 18.12.2014 tarihli raporunda her iki çekin 1. ciranta kısmındaki imzaların …’in el ürünü olduğu belirtilmiştir.
7. Mahkemece sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuş, suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş şekli, sanığın suç kastının ağırlığı, meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılmış, sanığın geçmişi ve sabıkalı oluşu göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Dosyada asılları bulunan suça konu çekler üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; Türk Ticaret Kanununda belirtilen zorunlu unsurların tam olduğu, suça konu belgelerin çek vasfı taşıdığı, yapılan sahteciliğin ilk bakışta dikkati çekmediği ve aldatıcılık özelliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
2. Sanık savunması, suçtan zarar gören beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, Mahkemenin, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçeleri yeterli ve hukuka uygun bulunmuştur.
3. Sonuç ceza itibariyle yasal imkansızlık nedeniyle sanık hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tartışılmaması hukuka aykırı bulunmamıştır.
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/206 Esas, 2015/64 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.