YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9611
KARAR NO : 2023/693
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı ve davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı ve davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişi vekili dava dilekçesinde; alacaklı ile borçlunun danışıklı işlemler yaptığını, borçlunun hacizden 1 dakika önce daha önce hiç uğramadığı haciz mahalline geldiğini, borçlunun üçüncü kişi şirketteki hissesini hacizden çok önce devrettiğini, kaldı ki borçlunun şahsi borcu nedeni ile şirketin mallarının haczedilemeyeceğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; haciz mahallinde borçlunun hazır olduğunu, borçlunun üçüncü kişi şirketin kurucu ortağı olduğunu ve borcun doğumundan sonra ortaklıktan ayrıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işleminin haciz mahalli adresinde yapılmadığı, borçlu şahısın düzenlemiş olduğu bir bonoya dayanarak takipten yaklaşık yedi ay önce ortaklığından ayrıldığı şirkete hacze gidilemeyeceği, borcun istihkak iddiasında bulunan şirket henüz kurulmadan doğduğu, davacı şirket ile borçlu arasında fiili, organik ya da muvazaalı bir ilişki bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili ile davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı alacaklı vekili, haciz mahallinde borçlunun hazır olduğunu, üçüncü kişinin borcun doğumundan sonra kurulduğunu, haciz mahallinde borçlu adına belge bulunduğunu, haciz mahallinin borçludan devralındığının belirtildiğini, Uyap sisteminde borçlunun gsm bilgileri kısmındaki adresin haciz adresi olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davacı üçüncü kişi vekili, istihkak davasının kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen kötü niyet tazminatı talebine ilişkin bir hüküm tesis edilmediğini, bu hususa ilişkin sunmuş oldukları tavzih dilekçesine karşı mahkemece 10.09.2021 tarihli ek kararı ile tazminat talebinin reddine karar verildiğini, red kararının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, haciz yapılan adresin ödeme emrinin tebliğ adresi olmadığı, davacı 3. kişinin vergi levhasındaki adresi olduğu, borçlu şahsın davacı 3. kişi şirketteki ortaklığından 02.03.2020 tarihinde ayrıldığı, ortaklıktan ayrıldıktan sonra bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibinin 11.08.2020 tarihinde başlatıldığı, borçlunun haciz mahalline hacizden bir kaç dakika önce geldiği beyanının yerinde olduğu, ortağın şahsi borcundan dolayı şirketin mal varlığı haczedilemeyeceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı alacaklı vekili,haciz mahallinde borçlunun hazır olduğunu, borçlu adına evrak bulunduğunu, bilirkişi raporu alınmadığını, borcun doğumundan sonra borçlunun üçüncü kişi şirketteki hissesini devrettiğini, borçlu ile üçünü kişi arasında muvazaalı işlemler yapıldığını, borçlunun mal kaçırmak için üçüncü kişi şirketi paravan olarak kullandığını, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacı vekili; istihkak davasının kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen kötü niyet tazminatı talebine ilişkin bir hüküm tesis edilmediğini, bu hususa ilişkin sunmuş oldukları tavzih dilekçesine karşı mahkemece 10.09.2021 tarihli ara(ek) kararı ile tazminat talebinin reddine karar verildiğini, red kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğunu ancak tazminat istemine ilişkin istinaf başvurularının gözden kaçırıldığını, bu nedenle kararın bozulmasını veya tazminat taleplerinin kabulü ile hükmüm düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 97. ve 99. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvaazalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir.
Ayrıca, İİK’nın 44. maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi işletmenin devrini sakatlamaz. Anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı vardır (İİK 337/a md). Aktiflerin devredenin malvarlığından çıkmamış kabul edilmesini, yani haczedilmesini sağlayacak tek yol, muvazaanın iddia ve ispat edilmesidir.
Somut olayda, dava konusu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış ise de haciz borçlunun huzurunda yapılmıştır. Davacı üçüncü kişi, borçlunun haciz mahalline hacizden bir kaç dakika önce geldiği şeklinde beyanda bulunmakla birlikte haciz tutanağının içeriğinden borçlunun yeni gelmiş izlenimini uyandıracak bir ifadenin İcra Müdürlüğü tarafından dile getirilmediği görülmekle üçüncü kişinin beyanının İİK 8. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağının aksini değiştirmeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, haciz mahallinde borçlunun isminin geçtiği kutular ve kartvizit bulunmuştur. Öte yandan, üçüncü kişi şirket borcun doğumundan sonra kurulmuş olup borçlu üçüncü kişi şirketin ortaklarından biri iken hissesini devrettiği anlaşılmıştır. Bu bilgilere göre, temyize konu olayda davacı 3. kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu iddiasının davalı alacaklı tarafından ispatlandığı, borçlu ile üçüncü kişin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlemler yaptığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiş, bozma nedenine göre davacı üçüncü kişinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.