YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1827
KARAR NO : 2009/2612
KARAR TARİHİ : 02.04.2009
Mahkemesi :Bakırköy 3.İcra Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili dava dışı borçlunun üçüncü kişi durumundaki şirketten olan alacaklarının dağıtımı amacıyla düzenlenen sıra cetvelinde garameye dahil edilen davalının haczinin on günlük ödeme süresi dolmadan konulduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacıların aynı taleple yaptıkları şikayetin esastan reddedildiğini, her üç dosya haczinin de aynı gün olması nedeniyle garameten dağıtımı öngören sıra cetvelinin hukuka uygun olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesince davacıların daha evvel aynı iddiayla yaptıkları şikâyetin reddedildiği, her üç haczin de aynı tarihte konulduğu ve sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı yanca üç adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe girişilmiştir. Konuyu düzenleyen İcra ve İflas Kanunu’nun 168/2. maddesine göre bu tür takiplerde ödeme süresi on gün olup, bu süre geçmeden alacaklı haciz isteyemez. Somut olayda davacı yanca girişilen takipte ödeme emri borçlu şirkete 19.09.2007 günü tebliğ edildiğinden on günlük ödeme süresi 01.10.2007 akşamı mesai saati sonu itibariyle bitmiş ve haciz isteme yetkisi 02.10.2007 günü itibariyle doğmuştur. Henüz haciz isteme süresi dolmadan 26.09.2007 günü itibariyle üçüncü kişiye tebliğ edilen birinci haciz ihbarnamesinin geçerli bir haczin hukuki sonuçlarını doğurmayacağı tartışmasızdır. Öte yandan İcra Mahkemesince karar gerekçesinde, davacıların aynı iddiayla yaptıkları şikâyetin reddedildiğinden söz edilmişse de, Yüksek 12. Hukuk Dairesi’nin 27.05.2008 gün ve 2008/8336-10771 E.K. sayılı kararında anılan red kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan onanmış ise de, yerel mahkeme kararının gerekçesi aktif dava ehliyeti yokluğundan bahisle değiştirilmiştir. Bu şekildeki hükmün, eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil etmeyeceği tabiidir.
Açıklanan gerekçe çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.