Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12121 E. 2023/9979 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12121
KARAR NO : 2023/9979
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2011 tarih ve 2011/2658 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama sonucu … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2011 tarihli ve 2011/168 Esas, 2011/796 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasına mahkum edilerek; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 03.05.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

3. … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/240 Esas, 2015/603 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 02.08.2014 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 179 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasında yer alan alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçunu işlediği ve Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2014 tarihli ve 2014/624 Esas, 2014/711 Karar sayılı kararı ile neticeten 500,00 TL adli para cezasına karar verilerek bu kararın, 14.01.2015 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının, birinci cümlesi, 43 maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/240 Esas, 2015/603 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2019/8939Esas, 2021/27327 Karar sayılı ilâmıyla;
“Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1- 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Uzlaştırmanın sağlanamaması halinde ise,
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2021/952 Esas, 2022/412 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının, birinci cümlesi, 43 maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle;
1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Zamanaşamı süresinin dolduğuna,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinden önce sanığın mağdur …’ın muhasebe bürosunda sigortalı olarak çalıştığı, aralarında iş hukukundan kaynaklı anlaşmazlığın bulunduğu, olay günü mağdur …’in iş yerinde çalışan tanık F.E.’yi telefonla arayarak ”benim ailemi rahat bıraksınlar, beni anneme şikayet edip durmasınlar, onların ağızlarını burunlarını kırarım” şeklinde sözler söyleyerek, bu sözleri de mağdurlara iletmesini tanık F.E’den istediği, tanık F.E.’nin de sanığın söylemiş olduğu bahse konu sözleri mağdurlara ilettiği anlaşılmıştır.

2. Mağdurların ve tanık F.E.’nin aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Sanık aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemiştir.

IV. GEREKÇE
1. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine Yönelik;
Mağdurların beyanları ve tanık anlatımları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Zamanaşımı Süresinin Dolduğuna Yönelik;
5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın üzerine atılı suçun olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince olağanüstü zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sebebiyle kararın kesinleştiği 03.05.2012 tarihi ile ikinci suçun işlendiği 02.08.2014 tarihi arasındaki durma süresi de dikkate alındığında zamanaşımı sürelerinin henüz dolmadığının anlaşılması karşısında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vesaireye Yönelik;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 13. Asliye Ceza Mahkemesi, 17.05.2022 tarihli ve 2021/952 Esas, 2022/412 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.