Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12038 E. 2023/9899 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12038
KARAR NO : 2023/9899
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2011 tarihli ve 2011/637 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2012 tarihli ve 2012/5 Esas, 2012/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci, 53 üncü maddelerinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları ve 5271 sayılı Kanunu’nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Karar 17.04.2012 tarihinde kesinleşmiştir.

3. Sanığın Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2014 tarihli ve 2013/80 Esas ve 2014/41 Karar sayılı ilamı ile 10.09.2013 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kasten yaralama, 151 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan mala zarar verme suçunu, 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında yer alan hakaret suçunu işlediği ve neticeten 2.000,00 TL ve 1.740,00 TL adli para cezaları ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 30.04.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenerek yapılan ihbar üzerine, Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2014 tarihli ve 2014/171 Esas ve 2014/419 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesi ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2014 tarihli ve 2014/171 Esas ve 2014/419 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2016/18681 Esas, 2021/14516 Karar sayılı kararı ile;
“… 1-Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK’nın 150 delaletiyle aynı Kanunun 106/1-1. cümlesi uyarınca hükmolunan tehdit olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, tehdit suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Kabule göre de; sanığın, saldırganları iş yerinden uzaklaştırmak için av tüfeği ile havaya bir el ateş ettiği, bu şekilde silahla tehdit suçunu işlediği, tehdit olayı öncesinde sanığın işçisi ile kendisinin yaralandığı ve bu nedenle saldırganları iş yerinden uzaklaştırmak amacıyla av tüfeği ile havaya ateş açıldığının kabul edilmesi karşısında, mağdurdan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak, cezadan 1/4 ilâ 3/4 oranları arasında indirim öngören TCK’nın 29. maddesinin uygulanması sırasında, alt ve üst sınırlar arasında makul oranda indirim yapılması yerine asgari hadden indirim yapılarak fazla ceza tayini,,…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine hükmün açıklanması hususunda ihbar yapılan Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2014 tarihli ve 2013/80 Esas, 2014/41 Karar sayılı ilamının tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında kalması nedeniyle bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucu aynı mahkemenin 16.01.2019 tarihli ve 2018/85 Esas, 2019/5 Karar sayılı kararı ile kamu davalarının uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, Ancak; sanığın denetim süresi içerisinde sanığın Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2013/36 Esas ve 2014/516 Karar sayılı ilamı ile 02.12.2012 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendinde yer alan silahla kasten yaralama suçunu işlediği ve neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 20.11.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenerek, Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2020/587 Esas ve 2021/1024 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın eyleminin meşru müdafaa kapsamında kaldığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Vesaireye,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde şikâyetçi …’in sanığın iş yerine gelerek iş yeri çalışanı Halit’i kasten yaralaması sebebiyle çıkan arbede de sanık …’un da yaralanması üzerine saldırganları iş yerinden uzaklaştırmak için av tüfeği ile havaya bir el ateş etmek suretiyle silahla tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Şikâyetçinin tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.

4. Tanık E.H.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.

5. Sanığın olay tarihinde elinde av tüfeği ile kamera görüntülerinde gürüldüğüne dair 17.11.2011 tarihli CD çözüm tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
1. Sanık Hakkında Meşru Müdafaa Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın iş yerinde meydana gelen kavgada 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca olay sırasında olayın başında katılandan kaynaklanan, başka türlü bertaraf edilemeyecek ağır ve muhakkak bir tehlikenin bulunmadığı, sanığın av tüfeğiyle ateş etmesi şeklindeki eyleminde saldırı ile savunma arasında ve kullanılan vasıtalar arasında orantının da bulunmadığı dikkate alındığında sanık lehine meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşulları oluşmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarının gereklerinin yerine getirildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2020/587 Esas ve 2021/1024 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.