Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/10674 E. 2023/251 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10674
KARAR NO : 2023/251
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/225 E., 2018/349 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 01.11.2017 tarihli, 2017/32 Esas ve 2017/37 sayılı Kararı ile sanık hakkında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak” suçundan 5237 Sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesi gereği 6 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3713 sayılı Yasa’nın 5 inci maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK 62/1 inci maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak mahrumiyetlerine ve tahliyesine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin,20.11.2018 tarihli ve 2018/225 Esas, 2018/349 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, kanuna aykırı delillerle hüküm kurulduğu, eksik araştırma yapıldığı, taleplerin karşılanmadığı, delillerin yetersiz olduğu, suçun unsurlarının bulunmadığı ve sair nedenlere yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY terör örgütünün kendi üyeleri arasında iletişim amaçlı kullandıkları ByLock isimli şifreli iletişim yazılımını 0505 (..) (..) (..) nolu telefon hattı ve … ID no ile 19.01.2015 tarihinden itibaren yoğun şekilde kullandığının ve örgütsel paylaşımlarda bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca sanığın FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu tespit edilen … Eğitim Sen Sendikasına üye olması, sanığın FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu tespit edilen Bank …da hesabının ve hesap hareketlerinin bulunması, … Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün 24.10.2016 tarih ve -470-41623 sayılı yazısı ile sanık … K’nın FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu tespit edilen ve 667 sayılı KHK ile kapatılan Türkiye Eğitim ve Sevgi Derneği, Gönül Dili Derneği ve Anadolu Diyanet Mensupları Derneğine üye olması, Sanığın evinde yapılan aramada FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu tespit edilen ve kapatılan Nil ve Ufuk Kitap Yayınlarına ait kitapların bulunmuş olması, gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın amacı, stratejisi, yapılanması ve faaliyetleri itibariyle ülke genelinde devletin güvenliğine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzene ve bu düzenin işleyişine yönelik cebir, şiddet ve ağır suç teşkil edecek şekilde vahamet arz eden olayları gerçekleştiren FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olduğu ve üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun bu haliyle sübut bulduğu iddia, savunma, ByLock kayıtları ve içerikleri, FETÖ/PDY bağlantılı bank asyada hesabının ve hesap hareketlerinin olması, FETÖ/PDY bağlantılı … sen sendika üyeliği, FETÖ/PDY bağlantılı dernek üyelikleri FETÖ/PDY bağlantılı kitapevlerine ait kitaplar gibi delillerden anlaşılmakla; sanığın sabit olan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, sanığın gizli şifreli ByLock programı ile çok sayıda görüşme yapmış olması, FETÖ/PDY bağlantılı Bank Asyada hesabının ve hesap hareketlerinin olması, FETÖ/PDY bağlantılı sendikaya, derneklere üye olması, FETÖ/PDY bağlantılı kitapevlerine ait kitapları evinde bulundurmuş olması dikkate alınarak, sanığın temel cezası taktiren ve teşditen alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak belirlenmiş, hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanıktan ele geçirilen …’ya ait “Medya Makaslarının Gölgesinden İlkelerin Zirvesine ve …’e ait Kendinden bir Hareket ” isimli iki adet kitabın ise müsaderesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur, şeklindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle ret edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir, şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, … ID numaralı Bylock Tespit ve Değerlendirme tutanağı içeriğine göre Bylock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında ve üyesi olduğu müzahir derneklerde örgütsel faaliyetleri yönlendiren sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d)İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde bahsi geçen kitaplar hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüş, hükümden sonra gelen deliller değerlendirmeye alınmamıştır.
e)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın düzeltme dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmaktadır. Ancak; sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (e) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün ikinci paragrafındaki “5 maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “5/1. maddesi” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.