Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/15747 E. 2023/2500 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15747
KARAR NO : 2023/2500
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün eleştirilip, istinaf başvusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2021/64 Esas, 2021/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2021/497 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Eksik inceleme sonucunda karar verildiğine,
2. Ele geçen uyuşturucu maddenin kullanım sınırında kaldığına,
3. Sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde, sanığın şüphe üzerine durdurulduğu, usulüne uygun arama sonucunda sanığın üzerinde satışa hazır 19 fişek kokain ele geçirildiği dikkate alındığında, sanığın savunmalarına itibar edilmediği ve uyuşturucu madde ticareti yaptığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, olay tutanağında sanığın uyuşturucu maddelerle yakalandığı yerin ”22’ler Mescit” isimli ibadethaneye 100 metre mesafede olduğunun belirtilmesi karşısında, suçun işlendiği yerin, belirtilen yere mutad ulaşım yolları ile (yürüme ya da araç ile) mesafesinin iki yüz metreden yakın olup olmadığının tespitinden sonra 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının oluşması halinde birden fazla nitelikli halin aynı olayda birleşmesi nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi hususu eleştirilip istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
25.03.2021 tarihli duruşma tutanağının başında yer alan ”kapalı yargılamaya başlandı” ibaresinin yazım hatasından kaynaklandığı, anılan tarihli duruşmanın açık yapıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, delillerin takdir ve tayinine ilişkin tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre, yaya olarak hareket halindeki sanığın iradesi dışında kolluk görevlilerince durdurulmuş olduğu yerin Bölge Adliye Mahkemesince hukuki nitelik olarak 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına esas alınmış olduğu, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma yasal koşulları bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin birden fazla nitelikli halin aynı olayda birleşmesi nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi yönündeki eleştirisinin hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2021/497 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA,
bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün,
1. paragrafında yer alan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi eleştirisinin çıkarılması,
Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.