Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/7406 E. 2009/3112 K. 14.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7406
KARAR NO : 2009/3112
KARAR TARİHİ : 14.04.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, ticari satıştan kaynaklanan bakiye mal bedelinin tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacıya iade emtia teslim edildiğini, bu teslimattan sonra davacı şirketin gönderdiği 31.12.2004 tarihli faks yazısında bile bakiye borcun 1.558.90 YTL olduğunun bildirildiğini, iddianın davacının kendi yazışmaları ile ters düştüğünü, borcun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece savunmaya konu 31.12.2004 tarihli mutabakat belgesindeki imzanın davacı şirketi temsile yetkili kişilere ait olmadığı bu nedenle bu faks yazısının davacı şirketi bağlamayacağı, davalı tarafın iade mal teslimini ispatlayamadığı , yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davacı şirket belgeleri ile 9.994.31 YTL alacağın sabit olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının pazarlama ve satış müdürü … imzası ile davacının faksından davalıya gönderilen 31.12.2004 tarihli faks yazısında bakiye borcun 1.558.906.862.TL olduğu belirtilmiş ve davacı vekilinin 30.10.2007 tarihli oturumdaki beyanından da faks altında isim ve imzası bulunan …’nın davacı şirketin pazarlama ve satış müdürlüğünde çalıştığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davacı vekilinin duruşmadaki beyanı ve faks içeriği gözetildiğinde davalının davacıya faks yazısında belirtilen miktar kadar borçlu bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.