YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/741
KARAR NO : 2023/1135
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen icra memur muamelesine şikayetten dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular vekili şikayet dilekçesinde; takibe dayanak ilamın mükerrer olacak şekilde icra takibine konulması sonucu aleyhine fazladan alacak (faiz alacağı, tahsil harcı ve vekalet ücreti) talep edildiğini ileri sürerek … Genel İcra Dairesi’nin 2021/2338 Esas sayılı icra takibinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takibe dayanak ilamın Bölge Adliye Mahkemesinde kaldırılması sonucunda … Genel İcra Dairesi’nin 2021/2338 Esas sayılı takip dosyasından yeni bir icra emri gönderildiğini, icra emrinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla alacak talebinde bulunulduğunu beyanla şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/41 Esas 2021/349 Karar sayılı kararıyla; takibe dayanak ilamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması üzerine icra dosyasından yeni bir icra emrinin gönderilmesi gerektiği, yeni ilama dayalı olarak hazırlanan 31.03.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda alacak kalemlerine dair hesaplama yapıldığı ve yapılan hesaplamanın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, … Genel İcra Dairesi’nin 2021/2338 Esas sayılı takip dosyasında 18.01.2021 tarihli borç muhtırasının iptaline, takibin iptali talebinin ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve2021/1307 Esas 2021/1349 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece dosya bilirkişiye tevdi edilerek alınan raporda asıl alacak için avans faiz oranı, diğer alacak kalemleri için ise yasal faiz oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılarak, borçlular tarafından yapılan ödemeler mahsup edildiğinden raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 14.03.2022 tarihli 2021/10497 Esas 2022/3170 Karar sayılı kararı ile, şikayete konu icra emrine dayanak teşkil eden ilamdaki alacak miktarı ve faiz türüne göre dosya alacağının TBK’nın 100. maddesi uyarınca yapılmış olan kısmi ödemeler dikkate alınarak yeniden belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi için İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak ilamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması üzerine aynı dosya üzerinden yeni bir icra emri gönderilebileceği, bozma ilamında belirtilen gerekçelere uygun olarak alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve raporda tespit edilen alacak miktarı doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, … Genel İcra Dairesi’nin 2021/2338 Esas sayılı dosyasında 18.01.2021 tarihli borç muhtırasında 227.529,96 TL bakiye borç miktarının olduğuna bu miktar üzerinden borç muhtırasının düzeltilmesine, takibin iptali ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili ve alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlular vekili dilekçesinde; alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce yapılan kapak hesabından mahsup edildiğini, faize mahsup edilmesi gereken kısım düşüldükten sonra kalan bakiye üzerinden faiz hesaplaması yapılmadığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; borçluların borç muhtırasının düzeltilmesi yönünde talebi olmadığından şikayetin reddi ile karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibinde talep edilene alacak miktarını şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
TBK’nın 100. maddesi
3. Değerlendirme;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, borçlular vekilinin ise aşağıdaki parağraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesinde kısmi ödemelerin öncelikle faizden ve masraftan mahsup edileceği hükmüne yer verilmiştir. Başka bir anlatımla kısmi ödemelerin öncelikle fer’i alacaklardan mahsup edileceği kuralı bulunmaktadır.
Somut olayda, takibe dayanak … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1402 E. 2017/365 K. sayılı ilamında diğer alacakların yanında 124.310,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.10.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline hükmedildiği, borçlunun takip dosyasına 24.05.2017 tarihinde 149.308,18 TL; 25.05.2017 tarihinde 49.530,00 TL; 23.08.2017 tarihinde 3.370,00 TL ve 19.10.2017 tarihinde 126.000,00 TL olmak üzere toplam 328.208,18 TL ödeme yaptığı, dayanak ilamın istinaf incelemesi neticesinde kaldırıldığı ve bu kez diğer alacakların yanında 124.310,00 TL maddi tazminatın (davalılar … ve …’nın 118.360,09 TL ile sorumlu olmak üzere) davalılar … ve … yönünden kaza tarihi olan 22.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, bu ilama ilişkin olarak aynı dosyadan 14.01.2021 tarihinde yeniden icra emri düzenlendiği ve 20.01.2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, 15.01.2021 tarihli dosya hesabı ile de 130.812,28 TL bakiye borç hesaplandığı görülmüştür.
Mahkemece bozma kararına uyularak hükme esas alınan 27.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda 14.01.2021 tarihli icra emrinde talep edilen alacak ve faiz kalemlerinin toplamı olan 414.967,70 TL ( 258.152,85 TL faiz) takip çıkışı esas alınarak çeşitli tarihlerde yapılan ödeme mahsup edilip kalan miktara, diğer alacaklara avans ve yasal faiz işletilmesi sonucu oluşan miktar ilave edilip hesaplama yapılmışsa da dosyaya yatırılan 328.208,18 TL, toplam faiz alacağını karşıladığından, bakiye bedelin asıl alacaklardan mahsup edilmesi gerekmektedir.
Kabule göre de; şikayete konu 18.01.2021 tarihli muhtıra da bakiye borç miktarı 130.812,28 TL olup, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 27.09.2022 tarihli bilirkişi raporuna itibarla toplam borç miktarının 227.529,96 TL olacak şekilde tespitine karar verildiği görülmektedir. Buna göre, başvuru yapan borçluların aleyhine olacak şekilde, icra müdürlüğünce hesaplanan borç miktarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen miktardan düşük olduğu nazara alınmaksızın bu miktarın üzerine çıkılmak suretiyle karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece, yukarıda açılanan ilkeler ve TBK’nın 100. maddesi nazara alınarak, dayanak ilamda belirlenen asıl alacak kalemlerine, ödeme tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarı belirlendikten sonra, toplam alacak miktarının hesaplanması, ödemenin hesaplanan miktarı karşılamadığının belirlenmesi durumunda kısmi ödeme olduğunun kabulü ile TBK’nın 100. maddesi uyarınca İİK’nın 33. maddesi kapsamında kalan bu kısmi ödemenin öncelikle faiz ve masraflardan, geriye kalanın ise asıl alacaktan mahsup edilerek borcun belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek, denetimine imkan verecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.