YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10053
KARAR NO : 2023/9905
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık hakkında şikâyetçiye karşı kasten yaralama suçundan karar verilmemiş ise de, mahkemesince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2012 tarihli ve 2012/62 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2. … (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 03.10.2012 tarihli ve 2012/51 Esas, 2012/553 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün; 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 37 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Sulh Ceza Mahkemesinin, 03.10.2012 tarihli ve 2012/51 Esas, 2012/553 Karar sayılı kararının sanığın temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.11.2018 tarihli ve 2014/2964 Esas, 2018/19466 Karar sayılı kararı ile;
“…a-Sanık hakkında yaralama suçundan hüküm kurulurken ‘iki ayrı nitelikli hali bir arada meydana getirmiş olmasına nazaran, taşıdığı ahlaki ağırlık derecesi de dikkate alınarak ve sanığın tekerrüre esas bir mahkumiyeti bulunması nedenleriyle, taktiren ve teşdiden’ şeklindeki gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşıldığı, tehdit ve hakaret suçlarında da aynı gerekçe ile teşdiden ceza tayin edildiği belirtilmesine rağmen alt sınırdan ceza verilmesi suretiyle çelişkiye yol açılması,
b-Tehdit suçundan kurulan hükümde haksız tahrik nedeniyle 1/2 oranında indirim yapılmasına karşın, hakaret suçundan kurulan hükümde aynı gerekçe ile 1/4 oranında indirim yapılarak çelişkiye düşülmesi ve hakaret suçu yönünden de, özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK’nın 129/1. maddesi yerine genel haksız tahrik kurumunu düzenleyen aynı Kanunun 29. maddesi ile 1/2 oranında indirim uygulanarak hüküm kurulması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma kararı üzerine … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından 5237 sayıl Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay; 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi uyarınca kazanılmış haklarının infaz aşamasında gözetilmesine ve hükmedilen hapis cezalarının mükkerrirlere özgün infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Yeterli delilin bulunmadığına,
2. Eksik araştırma ile yetinildiğine,
3. Suçların yasal unsularının oluşmadığına,
4. Vesaire,
İlşkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 106 ncı maddesinin birinci fıkrasını ihlal edecek şekilde şikâyetçiye karşı tehdit ve hakarette bulunduğu saptanmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca sanık hakkında verilen 03.10.2012 tarihli mahkûmiyet karar ile 15.10.2022 tarihli son mahkûmiyet kararı arasında 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/225 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.